bilinç altıma nasıl girmişse geçen rüyamda gördüm bunu. kabus gibiydi amk.
sahil kenarındaymışız, karşılıklı tabureye oturup çay içiyoruz. aramızda masa falan yok , çok yakınız. dizlerimiz birbirine deiyor. havanın soğuk olmasından dolayıda tir tir titriyoruz. dalga seslerinden daha çok dişlerimizin takırtısını duyuyoruz. derken aynı anda bi fırt çay çekip yere koymak için yavaş yavaş eğiliyoruz. eğilirken bile gözlerimizi gözlerimizden ayırmıyoruz. ve çay tabağı yere temas eder etmez ayağı kalkıp soyunmaya başlıyoruz.
o soyunuyor ben soyunuyorum, o soyunuyor ben soyunuyorum. ben tazmanya canavarlı donumla o da bugs bunnyli baksırıyla öyle kala kalıyoruz. sonra hızlı bir şekilde tabureye oturup nefes nefese bakışıyoruz. göğüs kafesimiz inip kalkıyor inip kalkıyor ve daha fazla dayanamayıp birbirimizi sıvazlamaya başlıyoruz. o benim meme ucumu ben onun meme ucunu sivrileştiriyorum. vida sıkar gibi baş parmak ve işaret parmağımızla meme uçlarımızı dikleştiriyoruz.
benim meme ucu serçe parmağı kadar, onunki pandik parmağı kadar oluyor. sonra hemen ileride ağzıyla beresini ısırıp tahrik olan birini görüyoruz. dikkatlice baktığımızda bunun sonata olduğunu anlıyorum ' gel lan dikilme sik gibi ' deyip onuda çağırıyoruz. soyuna soyuna koşturup tabure çekerek yanımıza oturuyor. salca bana ben sonata'ya, sonata salca'ya sıvaşlaşıp duruyoruz.
derken sonata'nın ensesinden şlakkk diye ses geliyor. kafayı kaldırdığımızda july'i görüyoruz '' napıyonuz ibneler'' diye gülüyor. '' otur hele aga, yok böyle bi zevk '' deyip bi taburede july'e çekiyoruz. yoldan geçen her kes şaşkınlıkla bize bakıyor. ama bizim dünya sikimizde değil, gözlerimizin beyazı çıkmış bi vaziyette ovalaşıp duruyor, zevkin doruklarına çıkıyoruz.
'' lan lan lannnnnnnn '' şeklinde ses yankılanmaya başlıyor. bu sesi tanıyan july '' eyvah zall geliyo '' diyor. zall sinirli sinirli yanımıza gelip '' napıyonuz lan siz. manyadınız mı olm. millet sol framede terör estiriyor, yazarlar tek elle entry giriyor, sevişen sevişene amk durduramıyoruz, siz gelmişiniz burda birbirinizi sıvazlıyorsunuz '' diyor.
zall'ın sözü bitmeden salca birden ayağa kalkarak zallın dudaklarına sus işaretini konduruyor, koluna yapışıp '' gel hele patron , siktir et sözlüğü, bu deneyimi sende yaşa ' diyor. ve bir taburede ona çekiyor. pantolonunu çıkarmamakta direten zall'ı kırmıyor ve onu o şekilde sıvazlamaya başlıyoruz. ilk başlarda gıdıklansada sonradan zall'ında hoşuna gidiyor. maşşallah meme ucu en büyük olanda zall'ınki oluyor.
gruba dahil olmayan ve kendini dışlanmış gibi hisseden maddox tüm sözlüğe bu olayı gelişmelerden duyuruyor ^^ an itibarıyla kukla adlı kullanıcı üyemiz adminimiz başta olmak üzere tüm moderatörleri mıncıklıyor, inanmayan kadıköy sahiline gelsin '' diyor.
gelişmeleri tıklayıp okuyan soluğu sahilde alıyor. beşinci yıl zirvesinden daha kalabalık bir topluluk dal daşşak bize doğru koşmaya başlıyor. yaklaşık 2000 kişi meme uçlarını mıncırarak bize yaklaşıyor.
işte tam bu anda uyanıyorum reis. kan ter içindeyim. meme uçlarımı görünce kendime geliyorum. oh be diyorum rüyaymış, meme baş uçlarım eskisi gibi ufakmış diyorum.
sonra bu olayın akıbetini (hayrını) öğrenmek için rüya tabirlerinde uzman olan ekşi sözlük YAZARI Bi ARKADAŞIN YANINA GiDiYORUM. kahvede oturup durumu anlatıyorum. böyleyken böyle bu olayın sonu ne lan ' diyorum. '' 2 hafta çaylaksın mal '' diyor. bende dayanamayıp gülüyorum. ne sırıtıyon olum diyor. hiç kriz geldi diyorum.
yazcan mı bunu diyor; yazmazsam siksinler diyorum. gazan mübarek olsun deyip pişti oynamaya devam ediyoruz. yere kupa papazı atıyor, bende maça papazını alnına yapıştırıyorum. onun suratı asılıyor ben gülüyorum, ben gülüyorum onun suratı asılıyor. bütün hesabı ona kitleyip, büfeye uğruyorum. 2 kara poşet bira alıp evime gidiyorum. her zaman ki gibi keyfime bakıyorum.