yurtdışından babamın arkadaşı gelmişti. 10-11 yaşlarındayım. neyse hoş sohbet derken adamcağıza salonda bir güzel yatağını hazırladık. herkes uyudu.
sabahçıyım o zamanlar. saat 6'da kalkıyorum ama yatağın, yorganın o tatlı sıcağını bırakıp sabah soğuğuna uyanmak ölüm geliyor. sabah uyandım elimi yüzümü yıkadım annem o arada yatağımı toparladığı için tekrar bozmayayım diyerekten var gücümle koşup salondaki sıcacık yatağa yorgana sarıldım.
sonra baktım yalnız değilim. döndüm arkama aa dedim abim sarşındı hava tam aydınlanmadı herhalde o yüzden esmer gözüküyor. bu kadar da esmer olunur mu canım diye düşünürken koluma sert sert sakallar batmaya başladı. allah allah abimde böyle sakallar yoktu demeye kalmadan yerin yarılmaya başlaması bir oldu.
meğer bize misafirliğe gelen felanca amcayı sıkıştırmışım köşeye * abim sanmakta diretiyorum.