zeynep beni bekle,
gece ağaçlarına
yağmur çiseliyorum ,cam tozu su beyazı
yalnızlığını mutlaka değiştireceğim
bir yaprak halinde süzülüp saçlarına
eski teşrin´lerden ,kederli kırmızı
zeynep beni bekle,
mutlaka döneceğim
söyle kim önleyebilir buluşmamızı.
geceleyin ışıkları söndürdüğün zaman
benim şiir kitaplarından sızan aydınlık
elinde uyuyakaldığın heyecanlı roman
pancurların çarpıldığı lodos geceleri,
rüzgârın değil, benim
pencerendeki ıslık.
her akşam koridordaki ayak sesleri
yanlış çaldığını zannetiğin telefon
zeynep beni bekle,
mutlaka geleceğim
hem bu ne ilk ayrılığımız, ne de son.
pikapta eminağa acemaşirân saz semaisi,
sokakta çocuklar, saklambaç, hırsız, polis
hayat akıp gidiyor, olsam da olmasam da
saati durmamalı ufak sorumlulukların
resmi bırakmadın ya, son çektiğin hangisi?
bak mektuplar birikmiş yine masamda
fakülteler açılacak bak bugün yarın
zeynep beni bekle,
mutlaka geleceğim,
başladığımız filmi birlikte bitireceğiz..
kim ne derse desin içimde delice bir his.