beyoğluna bağlı bulunan, istanbul'un en güzel yerlerinden birisidir.
arkadaşlarınızla gezerken çok fazla dikkatinizi çekmez aslında. en azından çok fazla ilgilenmezsiniz, çok fazla düşünmezsiniz. eğlenmeye ve ortama dalar gidersiniz.
lakin tek başınayken de gezilmelidir istiklal caddesi. tarihi, tek balkonlu binaları görmek de güzeldir, çeşit çeşit insanları görmek de..
bir bakarsınız, markalı kotunu giyinmiş, özenerek seçilmiş tişörtüyle, ona uyumlu ayakkabılarını giymiş, güneş gözlüklü blackberryli, i phonelu gençler; ve hemen arkasında çocuğunu okutmak için bunaltıcı sıcakta ateş başında durmuş mısır satmaya çalışan amcalar... derken ortalama bir kızın yürümekte zorlanacağı kadar yüksek topuklu giymiş, yürümeye çalışan; mini elbiseli, sütyeni tamamen ortaya çıkmış, kabarık saçlı, kol kola girmiş; o topuklularla yürümeye çalışan gencecik travestiler... derken upuzun patlıcan moru askılı elbisesini giymiş, sapsarı ve cansız saçlarını kabarttıkça kabartmış, palyaço gibi yüzünü boyamış 70'lik teyze ve hemen birkaç metre ardındaki çarşaflı hanımlar... ardından bir eteğin olabileceği en kısa boyda olan mini dar eteğini giymiş kolejli genç kızlarımız. ve hemen hemen aynı yaşlarda kocasından şiddet gördüğü için boşanmak isteyen ve annesiyle yakına yakına avukat arayan genç bir kadın...
belki de türkiye'deki her çeşit insanı bir arada bulunduran en küçük caddedir, istiklal caddesi. her gezdiğimizde yeni tavsiye edilen barları aramak yerine, biraz da bu farklılığa dikkat edince o kadar çok şey çıkıyor ki, hayret etmemek elde değil.