Lise yıllarında Kılıçoğlu yada Arı Sinemasının önünden buluşulan. Pino'da ziyafet çekilen. Kızılcıklı'da bir aşağı bir yukarı tur atılan, insanların pek birbirlerine karışmadığı, yağmur yağınca çamur deryasına dönen sokakları ile masum zamanların şehri, benim şehrim.
Üniversite yıllarında yavaşca caddelerinde gezen lüks arabaların arttığı, artık önünde buluşulmayan yeni sinemalara sahip olan, yukarıdan ard arda 5 jet geçince kimsenin kafasını kaldırıp bakmadığı, Anadolu'nun incisi.
30'lu yaşlar da artık ne Kılıçoğlu ne Arı sineması kalmış, yoğun bir kalabalık sürekli omurgasları yokmuş gibi üst geçitten Espark'a yol alıyor. Suç oranı artmış, artık sık sık 3.sayfada görüyoruz kendilerini. Daha lüks mekanlar her yeri kaplamış. Ama eski ruhu yok. Zaten ben de istanbul'da yaşıyorum. Ne o eski şehir Eskişehir ne o eski ben ben.
Ha bu arada, esnaf sarayı hala aynı. Bir o değişmedi.