neredeyse hiç bir zaman tam takım olamamıştır.(lucescu dönemi için hücum hattı)
geride kalan ve bu sezon içinse bir kaç kalburüstü futbolcuyla bu işin yürümeyeceğini anlamış olmalarını umuyorum. sahadaki takıma bakınca ortaya bir ürün çıkması beklentisi içine giriyoruz ama nafile ; kopuk kopuk oynanan oyun , pas trafiğinin olmaması, ileride ki futbolcuların yalnız kalması ve total futbolun gereği olan ''destek''i alamamaları ilk cümlemi haklı kılan sebeplerdir.
menajerlik oyunu oynayan ve futbolu bilen birisini koysanız transfer komitesine daha iyi takım yaratır. zira bu adam ; marek hamsik, pazzini gibi 2 adamı quaresma fiyatına zamanında takıma kazandırabilirdi.(freddy adu'yu almayacağını umarak)
ibrahim toroman : ''ben sağ bekte oynamam'' diye pankart açsa daha da açık olamaz sanırım.
ismail köybaşı : ileri çıkıp bir şeyler yapacak umuduyla sola monte edilen , her an patlamaya meyilli bir bomba gibi.
quearasma ve simao gibi (formda oldukları zaman) kanatları otobana çevirecek 2 oyuncunun arkasına onların tam zıttı 2 oyuncu bırakıp ''yeaa yıldız aldık balon çıktı'' demek : resmi görememek değil g.t le bakmaktır.
*****
ne yapılabilir ? galatasaray'ın 2000 ruhu , porto'nun her zamanki hali gibi transfer politikası izlenmelidir. guti'ye yıllık bilmem kaç milyon verene kadar barnetta, valbuena gibi hızlı, koşan , savaşan, takım için oynayıp yardımlaşan isimler alınmalıdır. tabi olmazsa olmazı ise defansif orta saha olarak 185cm ve üzeri siyahi(zenci) futbolcu koyulmalıdır.