incir reçeli

entry1085 ↓ galeri
    616.
  1. okulda sürekli film izlemek zorunda olduğum bir bölümdeyim. sizin yarısında güzelim uykunuza daldığınız bütün o sikik sıkıcı(buna sanat diyorlar, daha havalı oluyor) filmleri izlemişimdir. bu yüzden eğer çok merak ettiğim bir film değilse hobi olarak sinemaya gitmem, hatta ''film'' lafı duyduğum an yolumu değiştiririm.

    bu filmi de ilk kez dün televizyondan izledim, arkadaş çerez koydu ''aşık olasım var amk yaa'' dedi, ben de beyaz atletimin altından göbeğimi kaşıyıp sigara yaktım, izledik zaman geçti, sonra olaysız dağıldık. nedir yani?

    ne beklentiyle film izliyorsunuz bilmiyorum ki. hayatın sırrını çözeceğinizi mi sanıyorsunuz film izleyince? ben mesela ergenlikte fight club izleyip evden kaçıp sistematik bir çete kurmayı planlamıştım, annem arayıp ''pis kafa eve gelmezsen bacaklarını kırarım'' demişti. o gün bugündür etkilenmem filmlerden. siz de bu kadar ciddiye almayın bence. haluk bilginer'in 7 şekspir müzikaline beraber gittiğimiz ide okuyan gerzek hatun hala hayatının değiştiğini iddia ediyor oyundan sonra. olmayın bunlardan.

    hadi sinemada izleyip eleştirenleri bi nebze anlayabilirim. adam 15 lira para vermiş, bakkal kuruna çevirirsek 3 efes şişe, bir winston light parası, 50 kuruş da cebe kalır hatta. ancak kanal d'de yarım yamalak film izleyip, hıncal uluç kesilip ''vasat(bu kelimeye hep uyuz olmuşumdur) film. sanatsal kurgulamanın eksikliğinin yanında, orjinalliğin de düşük oranda olması beni ziyadesiyle hüzne gark etti'' yorumlarını yapmak da nedir?

    zaten bence sürü psikolojisi işliyor bu yorumlarda. filmi izleyip ''böhüüüü tülay geri dööönn'' diyen adamlar sözlüklerde kötü yorumları okuyup modaya uyuyorlar,

    ''ı ıh bok gibi film''
    0 ...