koyu beşiktaşlı olmama rağmen trabzon şehrinin tertemiz mert insanlarından dolayı kendimi çoğu zaman trabzonlu gibi hissederim. bundan dolayı trabzonspora da büyük bir sempatim oluştu. hele ki bu sene bir maçın ardından şenol hocamın feneri kast ederek '' bizim o kadar paramız yoktu, maçı bağlayamadık'' sevgim daha arttı. dahası aykut teknik direktörün, fb-trabzon maçında kendisinden büyük olan şenol hocayı tersleyip dikkate almamasından sonra kendi kendime ''bu fb camiası gerçektende şöföründen otel sahibine kadar beş para etmez bir camia'' diye içimden geçirmiştim.
hani bir laf vardırya ben bu lafı çok severim, keser döner sap döner gün gelir hesap döner. bu gün uefa beni çok mutlu etti, sadece trabzon şampiyonlar ligine gidiyo diye değil, bu kendini bilmez fener camiasına gereken osmanlı tokadını yapıştırdığı için. bu günden itibaren uefa benim en güvendiğim ve sevdiğim kurum olarak kişisel tarihimdeki yerini alacaktır.
trabzonuma da başarılar dilerim şampiyonlar liginde, emin olun fenerden çok daha başarılı olacaktır.