günümüzde hala bir çok düşman ve sevmeyeni olan devrimcidir , liderdir.
ilk önce atatürk varken niye bu adamı seviyorsunuz diyenlere ithafen; atatürk'ün kalbimizdeki ve aklımızdaki yeri zaten bellidir. atatürk ulu bir önderdir ve türk milleti için, ülkemiz için yaptığı devrimler unutulmazdır bizim için.
dünyaya her zaman devrimci gelmiyor. atatürk gibisi zaten gelmedi gelmeyecek. che'de kendi devrimleri ve etrafındaki insanların eşit yaşaması için çabalayan bir devrimciydi. bu onu özel kıldı.
che guevara, fidel castro'nun hırslarına ve vefasızlığına kurban gitmiştir. o her zaman fidel castro'ya derin bir saygı beslemiştir. ancak fidel castro tabiri caizse onu bir maşa gibi kullanmış harcamıştır.
fidel castro onun yazdığını iddia eden mektubu tüm küba halkı önünde okumuştur. bu büyük olasılıkla düzmecedir. çünkü eğer mektubun içeriğine bakarsanız fidel castro ile o aralar arasının bozuk olmasına karşın mektupta fidel castro'ya yağcılık çeken bir che görmekteyiz ki bu che'yi asla yansıtmaz. fidel castro che'yi açıkça harcamıştır. che bolivya'da yakalandığında bolivyalı asker ona neden bolivya diye sormuştur o ise bu karar benden çıkmadı diye cevap vermiştir ve başka hiçbir şey söylememiştir. bu da fidel castro'nun olacakları önceden tahmin edip bilerek bu görevi che'ye verdiğini akıllara getirmiyor değil.
che'nin ölümü çok hazin olmuştur. bolivya askerleri tarafından yaralı olarak yakalanmış ve bir küçük köyün küçük ilk okuluna kapatılmıştır. konuşması için çok işkence yapılmıştır. bir komutanın yüzüne tükürüp "sizin gibi hainlere hiçbir şey anlatmam" dediği söylenir. en sonunda emrin gelmesiyle birlikte onu öldürmek için çekiliş yapıldığı ve çıkan askerin onu öldürmek için geldiğinde che'nin " beni öldürmeye geldiğini biliyorum. ateş et korkak. alt tarafı bi adamı öldüreceksin." dediği söylenir. bu son sözleri olmuştur. abd'nin isteği üzerine öldürülmüştür.
öldürüldükten sonra elleri kesilmiştir kimliği tespit edilemesin diye. sonra bolivya'ya getirilip sergilenmiştir tabloymuş gibi. sonra cesedi bolivyalı askerler tarafından parçalara ayrılıp kimse mezarını bulamasın diye bilinmeyen bir yere gömülmüştür. çok sonraları kemikleri bulunmuştur ve küba'ya getirilmiştir.
che'nin nutuk okuma olayına gelince... bu biraz hayalperest bir yaklaşım. ama hem fidel castro'nun hem de che'nün atatürk'ün devrimlerini takip edip onu örnek verdiği bilinen bir gerçek. çoğu insan onlara hayrandı onlar ise atatürk'e ve devrimlerine. ve bu devrimleri tek başına kararlılıkla ve başarıyla gerçekleştirişine belki.
che başarılı bir doktordu ve çok kitap okurdu. yani kafası boş değildi. zaten devrimci olmak bunu gerektirirdi.
ölüm şekli onun hak etmediği bir ölüm şekliydi ama bu olay onun unutulmamasına ve fidel castro'yu sollamasına neden oldu.
bugün ise onun devrimlerini, fikirlerini bilmeyen,anlamak istemeyen kişilerin ya da onu tanımadan baskılı t-shirtlerini giyen baskılı kupalarından kahve içen kişilerin cehaleti yüzünden devrimci gibi değil de artistmiş gibi hatırlanır.