17 ağustos 1999

entry900 galeri
    336.
  1. hasarın, kaybın yıllardır can acıttığı, hiç unutulmadığı o korkunç deprem gecesi. özellikle yıldönümü olunca insan bi başka oluyomuş sahiden, gözümün önüne gelen, daha doğrusu hiç gitmemiş manzarayı tekrar tekrar hatırlıyorum, bi koşuşturmacanın içinde uyandığımda tepemde sallanan avize, çarpan dolap kapakları, büyük bi gürültüyle düşen o koca vitrin, ve en kötüsü, gözlerdeki dehşet, korku. çok küçük değildim, en azından neler olduğunu anlayabilecek yaştaydım, ama keşke küçük olup o geceyi ''tamam geçti bitti'' şefkatiyle unutabilseydim. o panik içinde üç kat merdiveni hızla inip gidebildiğimiz en yakın yere gittik, ve bu da bi parktı, ama ben, belki de çocuk kafasıyla evde bıraktığımız, daha doğrusu unuttuğumuz muhabbet kuşumu düşünüyodum, kızmayın, bi çocuk için o anda ölü yaralıdan çok daha önemliydi o kuş, ki sırf ben değil kimse depremin ardındaki bilançoyu bilmiyodu o sıralarda, sabaha karşı eve dönüp televizyonu açtığımda karşılaştığım manzara belki de yaşamış, o enkazların altında kalmış kadar kötü, acı bi his vermişti, allaha şükür ki ailemden, yakın çevremden ölen olmadı, bu büyük bi şanstı evet, belki şuan ben de yaşamıyo olabilirdim, çok yazıktır ki buna kader diyolar, ben yaşıyorum, on binlerce insan ölüyo, hatırladıkça ağlamamak, gerçekten mümkün değil.
    0 ...