ismi türkiye'de yeni yeni duyulmaya başlandığı zaman fazla önemsenmemiş, fakat almanya ve real madrid'de harikalar yaratıp ünlü futbol adamları tarafından övgüyle söz edildiğinde herkes tarafından bilinen ve türkiye için oynamadığı için üzüntü duyulan futbolcu haline gelmiştir.
aslında türk futbolunun sorununun yetenek değil, eğitim ve disiplinde olduğunu tekrar gözler önüne sermiştir ve belki de bir nasihat bin musibetten iyi olacaktır.
şöyle bir baktığımızda türkiye a milli futbol takımı ile başarılara imza atmış ya da beklentilerin yüksek olduğu futbolculara, genellikle almanya menşeili gurbetçi futbolcular.
18-19 yaşına kadar dünya üzerindeki genç takımlar arasında söz sahibi bir ülke olsak da, iş a takım klasmanına gelince her şey sarpa sarıyor ve bizim gençler vasat bir oyuncu haline gelirken c. ronaldo dünya yıldızı oluyor. bu konu belki binlerce kez dile getirildi fakat adamakıllı bi çalışmanın yapılmadığını görmek insanı sadece üzüyor.
almanlar ise bizim gençlerimizi kendi disiplinleri çerçevesinde yetiştirip, ortaya tam bir futbolcu çıkartıyor ve haklı olarak da bu gençlerin kendileri için oynamalarını istiyorlar. son yıllarda da çoğunlukla türk asıllı oyuncular yetiştikleri ülkeleri seçiyorlar. bunda da gayet haklılar.
konuyu mesut özil başlığı altında toparlamak gerekirse, mesut umarım türk futbolunu yönetenlerin aklını başına getirir ve onlarca yetenek sadece bir kaç yıllık geçiş evresi eğitimi eksikliğinden dolayı heba olup gitmez. 72 milyonluk bi ülkenin potansiyeli buna fazlasıyla yeter de artar.