415.
-
içim yanar, içim kanar...
öncelikle filmi izledikten sonra hala bıkmadan tekrar, tekrar ve tekrar izlediğim, hissettiğim şu sahne:
sonra da çaresizlik...
hani sonunda öleceğini bile bile yaşarsın ya normalde, sanki hiç ölmeyecekmişsin gibi... görmezden gelerek, halının altına ittiğin tozlar gibi...
bu öyle değil işte...
bi' ilişkiye başlarsın, biteceğini bilerek... elbet bitecek dersin değil mi?
bu öyle de değil...
bi' şeyi sana göre, ona göre, herkese göre vaktinden önce kaybetmek ne kadar acıdır? içinde öldüremeden toprağa gömmek nasıl bir ızdıraptır?..
ama daha acısı da şudur ki:
onu kaybetmeden, vaktinden önce kaybedeceğini bilmek...