şems-i tebrizi küçük yaşlardan tasavvufa ilgi duymuş, bu yola kendini adamıştır. güney, kuzey, doğu, batı demeden birçok yeri gezmiş ve bu yüzden ona 'uçan şemseddin' demişlerdir. kılık kıyafete, dünya işlerine, paraya, mala mülke önem vermeyen şems mevlana'yı bulduğu dönemlerde mevlana ondan tam üç ya da üç buçuk sene ayrılamamıştır. şems'in şam'a geri dönmesiyle mevlana kötü hallere düşmüş ve birçok eserini,şiirini bu bunalım dönemlerinde vermiştir.
o şiirlerden bir tanesi (bkz: