henüz iddianame yok, bilgi kırıntıları var, pis kokular var, para işleri var..
meselenin özü şu..
fenerbahçe bu yıl maç satın alarak, teşvik dağıtarak, oyuncu ayarlayarak mı şampiyon oldu, yoksa bileğinin hakkıyla mı?
başka takımlar da aynı yolu izledi mi? maçların çoğu kurgu mu?
dibine kadar gidilmesi gerekir..
neyin ne olduğu belli olsun.. dedikodu, şaibeye son verilsin..
ortalık temizlensin.. temizlensin ki lig rahatlasın, hilesiz, hurdasız sezonlar geçirelim..
aslında bu işlere el atmak için çok geç kalındı..
2004-2005 sezonunu hatırladınız mı?
beşiktaş 11 puan öndeyken, itiş kakış oldu, kırmızı kartlar havalarda uçuştu, beşiktaşın kolu kanadı kırıldı veya kırdırıldı.. şampiyonluk uçup gitti..
beşiktaşı o dönem çalıştıran lucescu sezon sonunda şöyle demişti:
çavuşesku döneminde bile romanya ligi daha temizdi..
kimse bu adam ne demek istiyor demedi, herkes duymazdan geldi.. neler oldu diye soran sorgulayan olmadı..
o gün üzerine gidilseydi.. bugün bunları yaşamazdık..
akla kara ortaya çıkardı.. pırıl pırıl ligimiz olurdu..
* * *
bundan sonra olur mu derseniz, olur.. artık kimse iddia edilen işleri bırakın yapmayı, aklından bile geçirmez..
şike başka suç örgütü kurmak başka
fenerbahçe başkanı aziz yıldırım şikeden daha önemli bir suçlamayla karşı karşıya.. suç örgütü kurduğu iddia ediliyor..
erken konuşmayalım.. savcıların elinde ne var ne yok bilmiyoruz ama bana çok ağır iddia geldi..
bilemiyorum, şike yapmış olabilir ama bunun için suç örgütü kurduğunu tahmin etmiyorum..
çok farklı şeyler..
şunu da söyleyeyim..
fener yöneticileri maç satın alma işine girmişse öncelikle takımlarına ihanet etmişler..
fenerbahçelilik ruhuna..
niye mi?
takımlarına inanmamışlar..
teknik direktörleri aykut kocamana güvenmemişler..