abdülhak hamit tarhan

entry72 galeri
    12.
  1. istanbul'da seçkin bir ailenin çocuğu olarak doğan Abdülhak Hamit Tarhan, özel eğitim gördü. 1876-1912 arasında Paris, Bombay, Londra, Lahey, Brüksel'de çeşitli diplomatik görevlerde bulundu.

    1928'de seçildiği istanbul Milletvekilliği görevini ölümüne dek sürdürdü. Türk edebiyatında Şinasi ile başlayan yenileşme hareketi ilk büyük aşamasını onunla yaptı.

    Divan edebiyatı nazım biçimleri ve kalıplarından kurtardığı şiire bütünüyle Avrupai bir nitelik kazandırdı. Yeni aruz kalıpları kullandı, duraksız hece ölçüsünü, vezinsiz, yalnızca kafiyeli şiiri denedi.

    Şiirin alanını genişletti, yeni imgeler ve çarpıcı söyleyişlerle biçemi yenilerken, içeriğe felsefi bir derinlik kattı. Eşi Fatma Hanım'ın ölümü üzerine yazdığı 'Makber' (1885) hayat-ölüm, inanç-inançsızlık, boyun eğme-isyan arasında gidip gelen bir çığlık, bir ürpertiydi.

    'Tarık yahut Endülüs Fethi' (1879), 'Eşber' (1880), 'ilhan' (1913), 'Finten' (1918), 'ibn Musa' (1919) gibi genellikle sahneye konulmaya elverişli olmayan, bazılan manzum tiyatro eserlerinin konularını daha çok tarihsel olaylardan aldı.

    12 Nisan 1937'de kısa bir hastalıktan sonra istanbul'da, Maçka Palas'taki dairesinde hayata veda etti. Cenazesi 14 nisanda yeni açılan Zincirlikuyu Mezarlığı'nda ilk kabiri oluşturmak üzere toprağa verildi.

    Atatürk'ün kendini temsilen yaverlerinden birini gönderdiği törene mülki ve askeri erkanın yanı sıra Hüseyin Siret Özsever, Ali Ekrem Bolayır, Hüseyin Cahit Yalçın, ismail Habib Sevük, ibrahim Çallı, Burhan Toprak, Musahipzade Celal, Mazhar Osman Usman, Akil Muhtar Özden gibi edebiyat, sanat ve bilim dünyasının ünlü isimleri katıldı.

    Türk edebiyatının en üretken şairlerinden biri olan Abdülhak Hamit yaşadığı döneminin en büyük şairi sayıldı ve Şair-i Azam diye anıldı.


    Eserleri

    Şiirleri: 'Sahra' (1879), 'Makber' (1885), 'Ölü' (1885), 'Kahpe' (1885), 'Hacle' (1886), 'Bala'dan Bir Ses' (1911), 'Validem' (1913), 'Yadigar-ı Harb' (1913), 'ilham-ı Vatan' (1918), 'Tayflar Geçidi' (1919), 'Garam' (1919), 'Yabancı Dostlar' (1924).
    Tiyatroları: 'Macera-ı Aşk' (1873), 'Sabrü Sebat' (1875), 'içli Kız' (1875), 'Duhter-i Hindu' (1876), 'Nesteren' (1878), 'Tarık yahut Endülüs'ün Fethi' (1879), 'ibn-i Musa' (1880), 'Tezer' (1880), 'Eşber' (1880), 'Finten' (1898), 'Sardanapal' (1908), 'Liberte' (1913).

    Tarhan'dan iki şiir

    Makber

    Eyvah ne yer ne yar kaldı
    Gönlüm dolu ah u zar kaldı
    Şimdi buradaydı gitti elden
    Gitti ebede gelip ezelden
    Ben gittim o haksar kaldı
    Bir köşede tarumar kaldı
    Baki o enisi dilden eyvah
    Beyrutta bir mezar kaldı

    Bildir bana nerde nerde Ya Rab
    Kim attı beni bu derde YA Rab
    Nerde arayayım o dil rübayı
    Kimden sorayım bi-nevayı
    Derler ki unut o aşnayı
    Gitti tutarak reh-i bekayı

    Sığsın mı hayale bu hakikat
    Görsün mü gözüm bu macerayı?
    Sür'atle nasıl da değişti halim
    Almaz bunu havsalam hayalim.

    Çık Fatıma! lahteden kıyam et
    Yanımdaki haline devam et
    Ketn etme bu razı şöyle bir söz
    Ben isterim ah öyle bir söz
    Güller gibi meyl-i ibtisam et
    Dağı dile çare bul meram et
    Bir tatlı bakışla bir gülüşle
    Eyyamı hayatımı temam et

    Makber mi nedir şu gördüğüm yer
    Ya böyle reva mı ey cay-ı dilber

    içimde Sen

    Yine gece, yine hüzün
    Ve yine içimde sen
    Ve yine biliyor musun?
    içimde sen olunca hüzün de güzel...

    http://www.cnnturk.com/YA...;HID=1&haberID=155387
    0 ...