komünizm

entry1409 ↓ galeri
    559.
  1. marx, engels gibi entelektüellerin 19. yüzyılda ileri attığı argümanlar üzerinden ekim devriminde iş başına gelen; lenin ve onun birkaç öndeyi yetisine sahip olamayan ideolog dostlarınca pratiğe döküldüğü anda hüsrana dönüşmüş; modern çağ insanının tabiat ve fizyolojisine prangalar indiren; sözümona eşitlik, huzur ve ekonomik refahı motto edinen ideolojik taban. dünya sahnesinde pratiğe geçirildiği ekim devrimi denenmesine dair mühim bir arketip durumundadır. birinci dünya savaşına 3 askere bir tüfek giren; zirai atılımlarını gerçekleştirememiş: halkının, sendikalırının isyanda olduğu bir rus toplumunda "biz yaparız" nidaları eşliğinde işbaşına geçirilen rusya'da 91 yılına değin(kimi tarihçiler berlin duvarının yıkılması ile mental olarak çöktü der) hüküm sürüp, dünya milletlerarası politikasına birleşik devletleri "despot, yayılmacı," gibi sıfatlar ile niteleyecek yarı entellerin tezi olabilecek kavramları hediye etmesinden gayrı herhangi bir artısı görünememektedir.
    lenin'in dünya enternasyonalizmi tezi ile başlattığı kendi ülkesi çapındaki kollektivizasyon hamlesinin sancılı dönemleri atıldığında, toparlanıldığında: sosyalizmden ileri safhada komünist doktrine geçildi. amerikanın infrad politikasına dönmesi ile 1945 yılında meydanı boş bulan rusya'nın dönem konjonktörünü lehine kullanan stalin ve işbirlikçilerinin güney ve doğu avrupa'da kendi rejimlerine sempati besleyen idarecileri, illegal yollardan işbaşına geçirmeleri ile, ideolojileri popülarite kazandı. 29 ekonomik buhranı dünya sahnesinde sosyalist öğretiyi incelenmeye değer gösterdi. ve buna karşın; yaklaşık 45 yıllık bir dönemde ivme kazanması ile düşüşü bir oldu. başlarda bireyleri standardize edişi, halkını düşünen paylaşımcı bir ideoloji gibi duruyor olsa da: günlük rant ve milletlerarası sahnede tutunmak için halkının tedarik hakkını örseleyişi manidardır. sovyetler uzaya; insan, araç gönderiyordu ancak; halkının refahı pahasına. 1970 lere gelindiğinde sovyet mahallerinde çamaşır makinesi görmek nerede ise; imkansızlaşmıştı. ancak sorsanız ileri derecede endüstrileşen, zirai politikaların tuttuğu bir ülkedir. şüphesiz, komünizmi sovyetler ibaret görmek basiretsizlik olur, diğer varşova paktı bloğundaki ülkelerdeki idarecilerinin de, benzer politikalar ile haklarını ümitsizliğe düşürdükleri rahatlıkla söylenebilir. bu ideolojiyi devrim yetisine sahip işçi sınıfı hayata geçirirken, yine işçi sınıf dağıttı. 1954 macaristan fabrika işçileri, 64 çekoslovakya inşaat işçileri isyanı, doğu alman halkın duvara isyanı gibi alt kademeden insanların da bir süre sonra bezdiği isyanların menşeisini hep ekonomik yetersizlikler oluşturdu. tek partili seçimler ile rejmin veya idarenin değil; sadece komünist parti genel sekreterinin değişiyor oluşu; ne kadar demokratik oldugu hususunda manidar öğeler içermektedir.
    daha derinden, daha yumuşak metodlar ile yönlendirmek varken; yayılmacı politikası ile korku estirmiştir komünizm. daha sonra bağlantısızlar hareketini oluşturacak; üçüncü dünya ülkeleri için özellikle; 79 afganistan işgali sonrası, birleşik devlet kapitalizmi ile sovyet enternasyonalizmi arasında hiçbir fark yoktu. hatta: sağladığı kolaylıkar ve helezonik düzende bireye lüks yaşam vadediyor oluşu babında, kapitalizm çok daha cazipti. kendilerinin kötülediği amerika 20. ve 21 yüzyılda nato vasıtası ile toplumların yüreğine su serpti, kısmi barışın yüksek mimarı oldu. kendileri ise, dünyada alternatif bir iktisadi doğmalar bütünü; gerçekleştirilesi nerede ise imkansız; dışı hoş, içi boş bir akustik çıkardı. süblimleşti.
    0 ...