canındır.. her şeyindir..
olmazsa olmazındır.. uzakta da olsa, nefesini duyar gibi olursun.. kokusunu her daim hissedersin.. elinin boş kaldığını, onun elinin olmadığını farkettiğinde içini kaplayan "hüzün"dür. "o" "hüzün"dür işte.. sarılacak birisi yoktur.. zaten o'na sarıldıktan sonra kimseye sarılmak istemezsin ya.. ayrı konu.. uyurken yastığına sarılırsın sıkıca.. bırakmak istemiyorsundur.. ama ne o yastık sana sevgilinin sıcaklığını verir.. hah..
yutkunmandır biraz da..
hatırladıkça yutkunursun.. geleceğin aklına gelir..
ona düşündükçe hiç elini bırakmayacağın, yaşlılığında bile ilk zamanki sevginin, tutkunun kalacağından eminsindir. belki de emin olmak istersin.. evliliğin aklına gelir.. onunla geçecek bir ömür aklına gelir..
saklanmandır..
ayrılırken yanından.. uzak şehirlere giderken, otobüs camında ağlayışını görmendir.. göz yaşlarını senin gibi bir değersize akıttığına şahit olursun.. ayrılmak pis koyar.. öyle böyle değil hem de.. saklanmandır dedim ya.. pencereden ayrılınca sevgili, sizi bir hüzün.. bir yutkunma tutar.. ayrılmadan evvelki son gün dolmuşsunuzdur..
orada yaş boşalır gözünüzden.. yanındakilere aldırmadan.. saklanmak dediysek sadece sevgiliden saklanmak..