daha önce birkaç şarkısını dinleyip dalga geçildğini, ali taran ile evlendiğini duyduğum kişi.
daha önce yazmadım hakkında. kaldı ki, ali taran'ın karısı kansermiş, onu yatağında bırakmış. acımasız değilim. çok da pamuk kalpliyim aslında. bu tür durumlarda kızarım, bağırırım, sinirlenirim. "vay bee helal olsun! vicdansız adaam" diyerek çemkiririm. çemkirirdim.
ama nedense, bu adamların evliliği bana en başından beri saf geldi. amaç belki reklam yapmak idi veya gerçekten aralarındaki duygusal bağ. bana ne dedim. sallamadım.
harbiden bana ne. her koyun diyorum, kendi bacağından asılacak diyorum ben her zaman. diğer duruma üzüldüm elbet ama olayları tek taraftan eleştirmek yorumlamak her zaman bize daha kolay geldi. ali taran'ın karısı tarafından herhangi bir açıklama gelmedi ya da ben duymadım. lan zaten bize ne yaa. duyarlı olmak bir yere kadar. benim duyarlı olmam onların hayatını değiştirmeyecek ki. koca koca adamlar, üç beş tane sözlük yazarını mı ciddiye alacak? elbette almayacak, en azından insanların düşüncelerinden haberdar olacaklar değil mi? zerre totolarında değildir eminim yazdıklarımız.
o yüzden daha önce burdan hiçbir şekilde yakarışta bulunmadım. bugünki yazısı ile içimi parçalamadı. ama çok samimi yazmış. eminim ağlamıştır yazarken. bu yanını düşünürken üzüldüm sadece. baba gölgesinde yaşamış, kendi başarıları gölgelenmiş ve bazı yaşayacaklarını ertelemiş olduğunu düşündüğümde üzüldüm. işin asıl karakteri, içindeki zehiri akıtmadan da bilemeyecektik. şimdi düşününce anlıyoruz ki herkes karşı çıkmış. kötü gün dostlarını tanımış bu insan. onun açısından bakıldığı zaman olaylardan psikolojik olarak fazlaca yara almış. kendisine ve ali beye evliliğinde mutluluklar dilemek düşer bize de. ali taran'ın eşine de sağlık diliyorum. başkası gelmiyor elden. elbet hiç kimse haketmez bu tür yaşamı. amaa kader dediğimiz o ince çizgi var ya; işte o çizgide karşılaşınca bazı şeyler yaralayıcı olsa da yaşamaktan geri kalamıyor insan.
ayşe özyılmazel taran'ın son sözü ile bitiriyorum entrymi; Hesaplar öbür dünyada kapanır, Allah'a emanet olun. Onun her şeyi bilmesi tek tesellimizdir zaten.