izmir e giren izmir i kurtaran bir subay, genelkurmay başkanlığı yapan batı cephesi komutanı nasıl olur da izmir i, çeşme yi bilemez..
bu mümkün değildir..
on iki adalar konusu ise 2. dünya savaşının sonunda italyanlar tarafından yunanlılara bırakılmıştır, yani bizim olmayanı biz nasıl alabiliriz..
hadi diyelim bize durduk yere ghediye ettiler adacıkları biz nasıl çıkartma yapıp adalara türk bayrağını dikeceğiz bir düşünelim..
ülkemizde savaş denizaltısı 1974 te gelmişti..
1965 li yıllarda kıbrıs ta yaşanan katliama karşılık neden çıkartma yapamadığımızı biraz okusak biliriz, halk 3. inönü zafer istiyoruz derken inönü neden çıkartma yapamadı bilmeliyiz, elimizde savaş için gerekli malzeme yok çünkü..
dahası 1974 kıbrıs barış harekatında bize destek olan kim.. savaş için silah, uçak için benzini veren şuan götümüzü dönmüş bulunduğumuz kaddafi dir.
onun vermiş olduğu bu destek olmasa biz yine çıkamayabilirdik kıbrıs a...
sonuç olarak 1945 li yıllarda herhangi bir ada ya çıkartma yapabilecek tesisatımız bulunmamaktadır...
kurtuluş savaşındaki başarısına hadi lan ne yapmış diyenlere şunu söylerim..
türkiyenin ilk düzenli ordusunu kuran kişi ismet paşa dır..
mustafa kemal meclisi oluştururken ismet paşa orduyu düzenliyordu, nitekim ülkemizin ilk genel kurmay başkanı ismet inönü dür..
boğazı uluslararası komisyona bırakan ismet inönü dür denilmekte..
lozan anlaşmasının koşulları düşünüldüğünde bu durum pek bir mümkündür, nitekim işin çözümü 13 sene sonra yapılacak olan montrö anlaşması ile 1936 da çözüme kavuşmuş ve boğazlar türkiye ye bırakılmıştır..
yine aynı lozan da türkiye nin bağımsızlık anlaşması imzalanmış ve türkiye yi temsil edip imza eden kiş iismet inönü dür.
gelelim para olayına....
bu durum kaç oldu yinelenmesine karşın okunmadan günümüz koşullarına göre cevap verilmektedir..
1924 anayasasına göre kim cumhurbaşkanı olursa paranın üzerine onun resmi konur.. konu bu kadar basit.
nitekim daha sonra yapılan düzenlemeler ile paranın üzerinde yanlızca mustafa kemal in resmi konacağına kanaat getirilmiş ve konu kanuna bağlanmıştır.
meclisten kuran ı çıkarmış olsa da deniliyor, anladığım kadarıyla burada anlatılmak istenen, meclis yeminleridir.. ancak o da atatürk zamanında değiştiriliyor ve vallahi de billahi de kavramı metinden çıkarılıyor..
türkçe ezan konusu yine ataütkr döneminde yapılmaktadır..
türk dil kurumu ile türkçenin benimsenmesi amaçlı yapılan bu eylem 1930 ların başındadır..
diktatörler çağına özenmiş denilerek çok ciddi bir suçlama yapılmaktadır; oysa dönemin devlet liderleri franco ve salazar hükümeti bırakmamasına rağmen kendisi seçimlere gitmiş, çok partili hayata geçişi gerçekleştirmiş ve muhalefete düşmüştür..
ordu seçim sonuçları açıklandığında emrinizdeyiz paşam dediğinde şöyle yanıt vermiştir: şayet demokrasiye benim dönemimde geçilmezse imkanı yok demokrasi ülkeye gelmez.. o yüzden hiçbir müdahele de bulunmamak gerekir..
hanımına da toplan bakalım hanım artık buradan taşınma zamanı geldi diyerek pembe köşke tanışmıştır.
evet...
bu ülkede cesur olanı sevmezler...
kaypak olan el üstünde tutulur nedense..
oysa ne demiştir inönü:
bir ülkede namuslular da en az namussuzlar kadar cesur olmalıdır.