bir gazetecinin kendisine yönelttiği şu soruya şöyle cevap vermiştir.
muhabir şike iddaalarının ardından mikrofonu sayın vekile yöneltmiş ve sormuştur.
Muhabir: durumun ciddi olduğunu düşünüyormusunuz? "ateş olmayan yerden duman çıkmaz" denilebilirmi?
Hakan şükür: ciddi olmaktan ziyade böyle bir şey olmazdı, inşallah ateş de yoktur...
şimdi milleti temsil edecek bi insanın hitap gücünü sorgulayalım. hakan şükürün verdiği cevaptan birşey anlayan oldumu? şahsen ben hiç birşey anlamadım. o zaman milletine bile kendini anlatamayan bir insan, mecliste milletin derdini nasıl anlatacak?
inşallah ateşte yoktur diyor. muhabir zaten " ateş olmayan yerden duman çıkmaz denilebilirmi " diyor. yani duman zaten çıkmış. anlatmak istediğini şöyle anlatmalıydı. " inşallah dumanda yoktur " .