kapısının önüne tükürülecek banka tanımına uyan bankadır. başımdan geçen, bu anlatacağım olayla da kesin olarak buna beni inandırmıştır.
uzun bir süre önce hsbc bankasına giderek hesabımın kapatılmasını talep etmiştim. görevli de, bütün kredi kartı borcumu ödedikten sonra kapatabileceğimi söyledi. bende bütün borcumu ödedim ve sonra hesabımın kapatıldığını söyledi. internet bankacılığım da iptal edildi.
ancak her ay, hsbc bankasından 0.13 tl lik bir borcumun olduğuna dair ekstre maili alıyorum.
hesabım kapalıyken, (ve kapatabilmem için bütün borcumu ödemiş olmam gerektiğinden) nasıl oluyor da her ay borcumun olduğuna dair mail geliyor. şikayet ettiğim nokta, tabi ki borcun miktarı değil, ancak resmi olarak bankaya sürekli olarak borçlu gözüküyorum. (tüm borcumu ödediğim halde) bu borçlu kalma sürecinin, ticari açıdan yarattığı sıkıntıları biliyorum. eminim ki hsbc'de bunu gayet iyi biliyor. Bu bankayla çalışmadığım halde resmi olarak borçlu görünmek zorunda mıyım?
hsbc internet sitesinde, "bize ulaşın" bölümünden, şu an ki şikayetimi gayet açık ve net olarak ilettim. ancak bana, sanki dalga geçer gibi bir maille geri döndüler. mailde, "evet, kredi kartınız kapalı, lütfen 444 0 111 numarasını arayın" yazıyordu.
hsbc telefon bankacılığında, sürekli, iki saat derdimi anlattıktan sonra, dinlenilmeden başka bir yere aktarılmanın, bu işlemin de sabrınız elverdiği ölçüde devam edip asla sonuçlanmamasının ne demek olduğunu çok iyi biliyorum. hayatımda çalıştığım firmalar arasında en sorumsuz ve dandik telefon bankacılığına sahip firmadır hsbc.
zaten tüm bilgilerimin (hesabımı kapatmama rağmen), banka kayıtlarında mevcut olduğunu biliyorum. problemin 1 dk içinde çözülebileceğini de biliyorum. o yüzden dansöz gibi telefonda saatlerce laf anlatmaya çalışmayacağım. Bu bankaya 2. bir defa uğrayıp derdimi anlatmayacağım. Bu borç nasıl olsa faizlenmeyecek. bir müşteriyle daha mahkemelik olmak zorunda kalan ben olmayacağım, bir kaybım da olmayacak. kendileri uğraşsınlar.