aşk tesadüfleri sever ile aynı dönemde çıkmış onun kadar bokumsu olmasa da hiç de izlenelesi olmayan filmdir. her şeyin başında bunu belirtmek isterim: mükemmel falan değildir her bakımdan sıçık ötesidir.
çirkin adamın aşkının da aslında yakışıklı adamın absürd aşklarından (aşk tesadüfleri sever, ıssız adamvs.) farklı olmadığını mı anlatmaya çalıştı anlamadım. her şeyin başında o ne biçimsiz bir herif öyle. insan o adamdan dolayı filmi izlemek istemiyor.
sonra diceksin kardeşim duygun nerede senin? elhamdülillah yerinde duruyor bilader. ama eğri oturup doğru konuşalım klişe bombardımanı yapan, modern aşk enstantenelerini biçimsiz bir adam ve yapmacık bir kızla karşımıza çıkaran yönetmenin bu filmi izlenmeye falan değmez. ağlatmıyor da.
filmde tek hoşuma giden sahneyi söyleyeyim mi?; kızcağız hastane bahçesinde sevgilisinin omuzlarındayken "bana hiç bir şey bırakmadılar sevmem için ben de incir reçelini sevdim incir reçeli sendin aşkım" dedi orada böyle bir yürek burkulması yaşadım. sonra geçti gitti.
bu modern aşk kalıntısı tarzı filmler için yakında yeni bir isim falan çıkmalı. bunlar aynı akımın meyveleri zira hepsi birbirine benzemekte.
not: salaklık bende hala anlayamadım herkesin beğendiği filmin bombok film olduğu gerçeğini.
edit: şu savunduğunuz sevişmeden aşk yaşamak aaawwwwww olayı varya onun için; in the mood for love'ı izleyin. sonra incir reçelini düşünüp ağlayın. *