daha önce de belirtmiştik ama gelinen noktaya bakıldığında üstüne basa basa tekrarlamak lazım: vaatler ve eylemler arasındaki tutarsızlıktan dolayı gelecek sene de maçları endişeyle izleyebiliriz, kalbimizde sarı kırmızı sevdamız ölmeyecek, o ayrı.
şaşırmamak elde değil. eğer türkiye' ye yeni gelmiş, türkçe bilen biri gazeteleri okusa, geçtiğimiz sezonu şampiyon bitirenin galatasaray, 8. bitirenin fenerbahçe olduğunu zanneder. galatasaray' da şu ana dek gelen üç isim de fatih terim' in sisteminde daha önce rastlanmış isimleri andırmakta... savunma ağırlıklı, top kesici orta saha ceyhun gülselam, ileri geri çalışıp zaman zaman uzaktan isabetli şutlar çeken orta saha selçuk inan ve pasör forvet tanımını destekleyen elmander...
ancak yeterli değil... birkaç senedir futbolu ' lig bitsek de gitsek ' havasında oynayan, aslanımızın ciddiyetine yakışmayan futbolcuların sayısı bir hayli fazla. bu durumda takımda en az 5-6 kişi kalacak biçimde yenilenmeye gidilmeli ve ilk amaç şampiyonluk değil, iyi futbolla saygıdeğer bir yerde bitirmek olmalıydı. kimse bahane üretmesin, ' borç 300 milyon euro, transfer imkansız ' demesin. bonservisi cüzzi rakamlarda ya da olmayan ve takım oyununa katkı sağlayacak bir sürü isim bulunabilir.
tutarsızlık çok can sıkıcı... bol vaatler sonrası gelen sessizlik, galatasaray' ın revizyon anlayışı ile kesinlikle uyuşmuyor. 6 ağustos haftasında sahaya çıkacak galatasaray onbirinde geçtiğimiz sezondan en fazla 2 isim olmalı, ancak görünüşe göre biz bu sene de oyalamalar ve vaatlerle bekletileceğiz.
fenerbahçe' nin bu sezon yaptığı transferleri galatasaray' ın yapması gerekirdi. güzel futbol oynayıp şampiyon olmuş bir kadroya kaliteli isimler katan, katmaya devam eden, her ne kadar sevimsiz ve antipatik olsa da, aziz başkanı kutlamak lazım... yiğidi öldür, hakkını yeme.