zamanda bir saniyelik bir değişiklik yapamıyoruz. yani zaman geçecekse geçiyor ki geçecek. o zaman niye korkayım ki yarından. ya dünden? benim tek korktuğum şu an. çünkü benim yaşadığım zaman dilimi şu an. dünü bir daha yaşayamıyorum, yarını da şimdiden.
bir de bu zaman dilimlerinin birbirine geçmişliği var. mesela dün. dün, dün dediğim o zaman dilimine bugün diyordum. bugünse dün diyorsun. bugüne dün yarın diyordum, bugünse bugün diyorum, yarın da dün diyecem. yarına bugün yarın diyorum, yarın bugün diyecem, iki gün sonra da dün diyecem. kısacası üç günlük bir kalıbın içinde yaşıyoruz. günler bu kalıbın yarın ucundan giriyor, bugünü geçip dün ucundan çıkıp gidiyor bir daha dönmemek üzere. biz bu kalıbın tam ortasındayız, bugünde. bugünün 24 odası var. sırasıyla bu odalara girip çıkıyoruz. ama kalıbın üçte ikisi olan dün ve yarını hiç görmüyoruz.