fenerbahçe' ye transfer olarak, galatasaraylı' nın yüreciğinde telafisi mümkün olmayan yaralar açmış, bu yüzden her türlü ağır ithamla karşılaşmış futbolcudur. yok sahada küfür edermiş, yok oyuncuları tehdit edermiş. yok yaa!
iyilik timsali, örnek ahlaklı, salon beyefendilerine bir bakın hele...
doğrudur; emre belözoğlu aşırı sinirlidir, otokontrolü zayıftır, ağzı bozuktur, hırsı gözünü karartır. ama nedense kimse kökenini irdelemez;
o meşhur 2000 ruhlu kadroda yer alan; hagi, bülent korkmaz, hasan şaş, arif erdem gibi türk futbol tarihin gördüğü en çirkef futbolcuların yer aldığı takımın genç oyuncusu olarak, abilerinden ne öğrendiyse onu tatbik etmektedir şimdilerde.
bu adamın karakteri dillerden düşmez ama 2000' li yılların başındaki gs kadrosu ise, sırf başarılarıyla anılır. o zamanın kadrosundaki karakter zafiyeti olan, kazanmak için her türlü gayrimeşru yolu mübah sayan adamlar adeta birer melektirler.
mustafa denizli* zamanında, 4-4 biten kupa yarı finalinde maç penaltılara gitmişti *, o zaman sahaya inen bir kameranın gs' li futbolcuları çektiği sahneyi hiç unutmam. bülent korkmaz ateşten gömeleği giymekten çekinen hasan şaş' ı ana avrat dümdüz giderek, penaltı atmaya ikna (!) etmeye çalışırken, hasan şaş' da aynı üslupla penaltı atmayacağını bülent korkmaz' a anlatmaktaydı.
evet bu adamların takım arkadaşlarına dahi saygısı yoktu, rakiplera yaptıklarını anlatmaya ise entryler yetmez. johnsson' un kaburgasını kıran, hakemleri tartaklayıp, suratlarına tükürürken en fazla sarı kartla cezalandırılan hagi' lerden, geviş getirir gibi rakibine, takım arkadaşına ana avrat dümdüz giderek sahada dolaşan bülent korkmazlardan bahsetsem hatırlamaz çoğunuz.
ya ergensiniz geçmişinizden haberiniz yok, ya da bülent korkmaz ekolünden geldiğiniz için tartışmada dahi galip gelmek için her türlü çirkefe yatmaktasınız.
emre' ye gelince, galatasaray' da oynarken çok iyi futbolcu diye takdir ederdim kendisini, fenerbahçe' de aynen takdir etmekteyim. galatasaray' da ahlak olarak çok düzgün bir futbolcu değil ama, bir bülent bir hagi de değil derdim, şimdilerde de aynı görüşteyim.