--spoiler--
hemşire: züleyha hanım ben karakola kadar gidiyorum. arkadaşlar serumunuzu değiştiricekler.
züleyha: noldu hemşire kardeş
hemşire: bu adamı şikayet edicem. çekil şurdan bu terbiyesiz
saldıray abi: ne asabi bir insan yauuu! seğişmek istemiom kardeşim zornan değil ya alla alla
züleyha: hayırdır saldıray abi
saldıray abi: bu işler karşılıklı bir arz talep dengesi içindeğ olur. ben isteyecem, sen isteyecen. sonra ortam müsait olacak öyle. ben buraya hasta ziyaretine gelmiş bir insanım
züleyha: yani kız mı sana asıldı diyosun?
saldıray abi: sorma züleyha yahu. acile girmemne bu kızığn boynuma sarılması bir oldu.
züleyha: yapma yahu bak sen şu densize
saldıray abi: canım sen beni çekici bulmuş olabiliğn; ben senin bu hislerine saygı duyarım. ama alırsın bi randevu. giyersin ayağına topuklu şeyler akabinde seğişiriz olur biter ama bu şekilde bir yaklaşım şık deel.
pala: bence bu asılmıştır kıza
züleyha: ona ne şüphe.
saldıray abi: ee züleyha nasısın iyneştin işallah
züleyha: bırakmadılar ki saldıray abi. mükremin filan da gelince atlayamdım köprüden. aslında benim şu anda boğazın serin sularında kayıp bi ceset olmam lazım.hıh, bizim miyadımız doldu saldıray abi. kederle hüzünle acılarla doldu. bakma hakem müsamaha gösteriyo da uzatmaları oynuyoruz.
saldıray abi: nası müsamaha yani
züleyha: e öyle tabi yoksa benim hayatımda öyle kayda değer bir duraklama yok. kahpe feleğin üfürüğünden mütevellit bir kasırgaya kapıldım. ordan oraya savruldum durdum. ulan pala bu son cümleyi hatırlat da bi ara besteleyeyim
pala: çok uzun
saldıray abi: o kadar moralini bozma züleyha. yarınlara umudıla bakması bilecen. yoksa olmaz. ben senin en kısa zamanda sıhatına kavuşacağına inanıyorum. he. merak etme züleyha. kırlarda neşe içinde sevişeceğin günler yakındır.
züleyha: kırlar da mı
saldıray abi: gayet tabi. öyle müsait yerler var bir bilsen. misal geçen bi arkadaşı ormanlık araziye götürdüm. nası memnun kaldı annadamam. düşün ki atletimi aldı geri vermiyo.
züleyha: niye?
saldıray abi: o günün hadırası olara saklayacakmış. aslında ona kalsa slipi alacaktı da ben o kadarına müsade edmedim.
züleyha: alla alla temiz hava oksijen arkadaşının hoşuna gitti heralde
saldıray abi: bi de güzel bi otel yapmışlar. sen biraz toparlan bi hafta on gün gider kalırız oralarda. turp gibi olun valla. bi bayır turbuna şegil itibariyne bi bak ne kadar seksi kavisleri olduğunu görün.
züleyha: saldıray abi aslında benim sana söylemek istediğim bişey var. ben anlaşmamızı fesh etmek istiyorum. bu mesleği bırakacam. bu alem bensiz kaynatsın cadı kazanlarını. ben çoktan piştim haybeye kazan da yer işgal etmeyeyim. ulan bu da kaset kapağında iyi laf olurdu be pala.
mükremin: ne demek kaset maset olmayacak ha... ulan züleyha bir laf dinlesen. bir kulağından giren laflarımızın öbür kulağından firar etmesini bi engellesen. ve daha da mühimi şu tip lavuklarla bir irtibarı kessen
saldıray abi: sen bağa mı laf çarptırıyon hemşerim?
mükremin: he sana çarptırıyorum
tirpişon: heee
mükremin: ayriyetten beni her gördüğün yerde de hemşehrim deyip durma. ben senin gibi lavuklarla aynı şehirde nufus sayımına bile katılmam.
tirpişon: o kadar...
züleyha: mükremin tatsızlığa lüzüm yok.
saldıray abi: siz giminle gonuştuğunuzun peh fargında deelsiniz galiba. bana saldıray durgun derler.
mükremin: eee napsınlar. her hayvana bir isim koymak şart. yoksa öylecen ayı diye baarıysun bunlardan on tanesi koşuyo.
züleyha: mükermin kardeş kafi derecede tatsızlık oldu daha fazlasına luzum yok tamam.
saldıray abi: öyle olsun. sizinen daha sonra görüşeceez. züleyha kusura kalma. senlen bilahare sevişiriz.