sözlük için çok büyük bir kayıptır. o sadece son 4 ayı boyunca bu sözlüğe güzel bişeyler yazabilmek için adamıştır. sevgilisinden ayrılmıştır; sözlükten cıkamadığı için gec kaldığı kafeye vardığında. kitap yazmıştır sadece biraz yaşadığını kanıtlayabilmek için.
evet bir hayat okudu kitabı değişti. almanya nın bir kasabasında bıraktı o hayatı. bende bıraktım o kasabadaki hayatı. sırf insanlara anlatabilmek için. *