10 metre ötede deniz varken ısrarla çocuklarını süs havuzlarında yüzdüren halktır. ırkçı değilim, hiç olmadım, olanından da uzak durdum. eski ev arkadaşum tunceli'liydi, şimdikiyse urfalı. kürt oğlu kürtlerdi. gül gibi yaşadık hep...
sorunum kesinlikle birtakım davranışları bir ırka indirgeyip genellemelerle ırkçılığın dayanılmaz hafifliğine kapılmak değil. algılayamadığım tek şey şudur ki; coğrafyanın mı özelliğidir bilemiyorum bir şiddet merakı var ki hiç sorma... şimdi diyecekler, "ama orda devlet 60 küsür çocuk öldürdü, diyarbakır cezaevi'nde yaşananlar..." vs. dostum bunun suçlusu istanbul'da belediye otobüsüyle yolculuk yapan tanımadığın insanlar değil... onlara molotof atarsan senden ala faşist görmem ben. benim babam ampul değiştiremez evde. elektriğe fobisi var, kablo görünce titreme geliyor adama. işkenceyi diyarbakır'da uygulamadı bu devlet sadece, algılayabiliyor musun bunu? tabi bir de "onların yaptığı kürt hareketine mal edilemez"ci tayfa var. sen, ırkçılığa maruz kalınca bütün türk halkına mal etmekten çekinmiyorsun ama... yani eğer sana inanan insanlar yanlış işler yapıyorsa senin ya propagandanda, yahut da kendini ifade etmende yani amacını belli etmende bir sorunun var. eğer atatürkçü'yüm diyen bir adam, bugün yanlış bir davranış yaptığı zaman sen suçu kemalizm'e atıyorsan ben de bal gibi "kötü şeyler olacak" diyen bdp'li vekiline atarım kardeşim...
pkk'ya/bdp'ye destek olmaları üzer beni en çok bir de. yahu, "sol=kürtlerin düşündüğü şey gibi olan" mantığı neyin sosyalizmi, neyin demokratlığı? anadilde eğitim istiyorum diyen teyzeciğim, ey ellerinden öpülesi anadolu kadını, sen çocuğunu diyarbakır'da 12 yaşında evlendirme, berdele kurban etme, ben antalya'da kürtçe okumazsam şerefsizim. sen kan davasından vaz geç, tecavüze uğrayan kızını öldürme, kaç çocuğun var deyince "2 tane var 8 tane de kız var." deme ben andımızı, kürdüm, türk'ten daha doğruyum" diye okurum hiç merak etme... yani ilerici, demokrat, hatta çoğu sosyalist bir kesim, (bak hala halk demiyorum dikkatini çekerim, ey birazdan özel mesajla bana kürtçe bile bilmeyen apo'yu savunacak olan yazar) nasıl olur da, feodal yapıdan kurtulmaz, doğunun monarşik sistemi olan aşiret reisliğine boyun eğer hiç anlamış değilim... şeyh said'i ananların yarısının üstüne yıldızlı tişört vardı. yahu şeyh önderliğinde komünistlik, sosyalistlik mi olur güldürmeyin beni...
dün aşık mahzuni şerif'in ölümünün 9 yıldönümüydü... mahzuni bana göre bu coğrafyanın en büyük 5 ozanından biridir, hatta kendi deyimiyle atom çağının pir sultan'ı, hacı bektaş-ı veli'sidir. kendisi maraşlı'dır, ve odamda da bir portresi bulunur, bağlama çalmayı çok sevdiğimden midir bilmem, bambaşka hisler uyandırır mahzuni bende... bugün okulda maraşlı ama bdp'li olduğunu bugün öğrendiğim bir adamla sözünü ederken kendisinin, şöyle dedi bana; "mahzuni son dönemlerinde ulusal çizgiye çok yaklaştı, türkülerinde türk milleti gibi söylemlerde bulundu, bizim için artık yoktur." vay dedim yahu... böyle solculuğu sikeyim, böyle düşünce mantığını sikeyim. açıklamayacağım nedenini, zaten buraya kadar okuyan adam algılayacaktır ne demek istediğimi. yani karşıt görüşe bu kadar tahammülsüzlük aklın hayalin alacağı şey değil, hele hele sol görüş hiç değil... aynı adam grup yorum'un hastasıdır ama eminim. cemoooooo deyince titreme geliyordur. ama ne gariptir ki, grup yorum'un kuruluş felsefesinde, mahzuni'nin düşünce yapısından feyz alınmış. buyur babo; http://www.grupyorum.net/biyografi ilk paragrafı okuman yeterli. kurdi'ye tıkla daha net anla... ha tabi ruhi su'dan da etkilenmişler, öyle yazıyor orda; haydi o zaman hep beraber ruhi baba'ya eşlik edelim, ankara'nın taşına bak;
amerika'nın ortadoğuda diktatörler yaratıp, 30 yıl sonra da, "biz demokrasi getirmeye geldik, açılın şöyle." politikasına bakacak olursak, ırak, afganistan, şimdilerde de kuzey afrika, her şeyi özetleyecektir... hani kahvehane klişesi vardır bir tane, "pkk'yı abd destekliyor." peki sorum şu? neden? bop denilen sömürü projesinin tam ortasındaki bir coğrafyada gelişmiş, din, mezhep, ırk kavgaları yaşanmayan bir türkiye bu projenin tekerine çomak sokmaz mı? hiç iç savaşın olmadığı yer işgal edilip sömürülebilir mi? bunları düşünmek için marx'ın, engels'in tuğla gibi ekonomi, dünya düzeni vs. anlattıkları kitapları yutmaya gerek yok... tayyip geldiği ilk gün dedi, bop'un eş başkanıyım diye. akabinde bağımsızlar oy pusulasına girdi, ahmet türk'ler, sırrı sakık'lar, aysel tuğluk'lar atatürk portresinin altında yemin edip vekilliğe başladılar. ben siyaset bilimci değilim, "kafam bu işlere süper basar" diyen liseli tkp'li kafasında da değilim... bugün bdp, akp danışıklı dövüşünü eminim kafası biraz basan çoğu kimse yemiyordur. neticede iki parti de cahil insanlardan besleniyorlar. beni düşünceme göre, doğuya eğitim gitmesini en son isteyecek parti bdp'dir, pkk yapılanmasıdır. zira eğitimli insanları, etnisiteye dayalı siyasetle elde tutmak imkansızdır... bugün erkeğini 3 tane daha kuma denilen kadınla paylaşabilen kadıncağızın "özlük haklarımı istiyorum." demesi kadar ironik, altında başka sebepler yatan hiçbir çelişki yoktur...
bir hayalim var diyor ya martin luther king, benim de bir hayalim var... ufacıcık kürt çocukları, babalarından tokat yemenin korkusuyla panzerlerin önüne geçip, basınçlı suyun verdiği acıyı karşı tarafa taş atarak gidermeye çalışıp, kişiliği bu nefretle oluşacağına ve bunu yapmanın kurtuluşu olacağından bahseden cümle kurmayı bilmeyen maşa vekillerinin nefret içerikli basın açıklamalarını okuyup öğreneceğine, diyarbakırlı amcası ahmed arif'i okusun, erzincanlı abisi cemal süreya'yı öğrensin, mardinli dostu murathan mungan'ı bilsin...
ay karanlık...
dört yanım puşt zulası,
dost yüzlü,
dost gülücüklü
cıgaramdan yanar.
alnım öperler,
suskun, hayın, çıyansı.
dört yanım puşt zulası,
dönerim dönerim çıkmaz.
en leylim gecede ölesim tutmuş
etme gel,
ay karanlık...