dede: dur be! ne ne biçim adamsın öyle! erdal bak kal! bi gömmediğin kaldı çocukcağızı.
***
ismail: erdal abi allah aşkına bana balık tutmayı öğretme. bana balık ver. bana balık ver!
erdal bakkal: ne balığı lan?
***
mecnun: kim bilir at gibi kokuyorumdur. senin burnun iyi koku alır. bi baksana at mı gibi kokuyorum?
***
arda: dün gece hiç tanımadığım bir erkeğe sırf ona benziyor diye usulca sokulup merhaba dedim biliyor musun?
babası: erkeğe mi?
arda: he erkeğe valla. böyle uzaktan bakınca leyla'ya benziyodu da yaklaştım bıyıklı mıyıklı rezalet bişeymiş yani. zor kaçtım.
***
arda: dede. sen bizim dedemiz mi olcan. hanimiş dedem hanimiş.