en azından taa en başından kafasına ya ispanya'ya gidersem şıkkını koyarak, kendini geliştirmiş ve ispanyolca bile öğrenmeye başlamıştır aylar öncesinden eşiyle beraber.
kendisine en büyük katkıyı muhtemelen feyenoord takımında geçirdiği 1 yıllık kiralık dönem katmıştır. ve geri döndüğünde de dortmund takımıyla gençleştirme operasyonu ile birlikte yaş ortalaması müthiş genç bir takımla 9 yıl aradan sonra bundesliga şampiyonluğunu almışlardır. burada mevcut b.dortmund hocasının da büyük katkısı vardır. bu kadar genç bir takımla yola çıkıp şampiyonluğu almak kolay iş değildir almanya'da. yani aşı tutmuştur. ve şimdi yürü bakalım ispanya senin olsun nuri! yolun açık olsun ve büyük başarılarla süslensin inşallah.
tanım: kaç numara forma giyeceği henüz belli olmayan futbolcu. bence 20 veya 22 giyer. bilmiyorum tabi.
not: dün akşam canlı bağlantıda adamı dinlediğim de gerçekten ne kadar mütevazi biri olduğunu anladım. sana da helal olsun nuri kardeş. aferin be!
bir yorum da bizim genç oyunculara gelsin. türk altyapısı bir alman altyapısı kadar asla iyi olmadı ve şu anda da onlar kadar iyi değil. o sebeple siz siz olun bir yerlere varmak için çok ama çok çalışın. 3 dakika da götünüz kalkıp mankenlerle, artislerle takılmayın. kendinize bir hedef koyun ve çalışın, çalışın, çalışın. başka türlü kolay değil.
rüştü barça'ya gittiğinde orada kalıcı olamacayacağını adım gibi biliyordum ve söylemiştim. siktir boktan valdes kaleci oldu onun sayesinde, oysa rüştü kalecilik olarak 3 tane valdes'i cebinden çıkartırdı bana göre.
ama bir sebebi vardı. çünkü fenerbahçe'de ve milli takımda geçirdiği 4-5 yılı asla iyi değerlendirmedi. hep yattı ve çalışmadan nasılsa bankoyum kim kesecek beni diye düşündü. oraya gidince de çuvalladı. bu kadar basit. rüştü fenerbahçe'deki barça öncesi döneminde sadece maç oyuncusuydu, belki de yapması gereken idmanların ancak 3/1'ini yaptı ve sonu da bu oldu.