real madrid'te türk milli takımında oynaya oynaya transfer olmuş aslan parçasıdır. bundan mütevellit, türk milli takımı, nuri sahin'e çok şey borçlu olduğunu ilerleyen zamanlarda daha iyi anlayacak. eğer nuri dortmunt'ta oynamaya devam etseydi veyahut gene dortmunt gibi avrupanın orta seviye bir takımında oynamaya devam etseydi, bir yandan da mesut real madrid ile kupalar kazansaydı, yurt dışında oynayan gurbetçi ailelelerimizin çocukları, bırakın türk milli takımında oynamayı kaçacak yer arayacaklardı. bu durumda bizler ise fransa, almanya, hollanda, isviçre milli takımlarında oynayan türkleri ağzımız açık kendi federasyonumuza küfür ede ede izleyecektik. ancak şimdi, yurtdışında oynayan gurbetçi futbolcularımız ''kesin türk milli takımını seçecek'' demesekte, en azından ''türk milli takımını seçersem büyük takımlara gidemem yeeeaa'' diyemeyecek. hele ki nuri, real madrid te başarılı olsun, hele hele olduda el clasico maçında barcelonaya maçı kazandıran bir gol atsın ardından seyreyle gümbürtüyü. birde milli takımla başarı geldiği vakit işte o zaman cümbüş başlar.
aslında mesut özil'in alman milli takımını seçmesinden ne kadar üzüntü duysamda bir taraftan sevniyorum. çünkü, türk futbol federasyonundaki örümcek beyinlilerin bir silkelenmesi ancak bu tarz bir darbeyle mümkün olabilirdi. akıllı bir federasyonla olabilecekleri bir düşünsenize.
kadromuzda, ömer toprak, mesut özil, nuri, hamit, gökhan inler, attila turan, serdar taşçı. bu oyuncuların olmayan kısmıda kadroda olsa varya olaayyyğlar olaayyğlar. ama milli takıma auirello'yu kazandırdıkları için kendiyle gurur duyan bir federasyondan bahsediyoruz. neyse çok uzadı susuyorum.