lise sondaki kardeşimin ders çalışmamasından yakınan babam telefonda yaklaşık yarım saat kardeşimi çekiştirdikten sonra ben iyice savunmaya geçerim...
ben: baba çok üstüne gitme, çocuk o daha. baskıya gelmez.
babam: ben bir şey istemiyorum, biraz çalıştığını görsem yeter.
ben: baba, mesela onun aşık olduğunu biliyor musun? aşk acısı çekiyor çocuk. hem de kız başka şehirde o başka şehirde... ayrılmışlar, haberin var mı?
babam: biliyorum, hem de çok iyi biliyorum.
ben: ee aklında bir de o varken nasıl ders çalışsın?
babam: o işler öyle olmaz, acı çekmenin mantığı ne ki? bırak gitsin, geri dönerse senindir, dönmezse zaten hiç senin olmamıştır!
ben: !? peki babacım.