ezber bozuculuğu ve üslubu itibariyle bazı yazarların eleştirdiği ve ya anlamadığı yazar. aslında bir bakıma bunun nedeni oldukça uzun cümleler kurması ve bu yüzden bir kez okunarak tam olarak anlaşılamaması. ve de anlam yoğunluğu bulunan kelimeleri bir araya getiriş tarzı olarak somutluktan uzak ve biraz fazla dolaylı bir yoldan vücuda getirdiği düşünce demetleri.
yazılarının bir çok yerinde anlatım bozukluğu tespit edilebilir ama tabii kelimelerin dizilişi bunu örtbas ediyor. her şeye rağmen benimsediği ve benimsettirdiği bir tarzı var. öyle ki onun yazılarını şıp diye aha da bluevelve diye kolayca ayırt etmek mümkün. acaba okuma yazmaya başladığından beri midir böyle, yoksa hangi yazarlardan ya da yapıtlardan etkilenerek bu noktaya geldi, merak konusudur doğrusu.
aslında pek çok yazısında hayranlık uyandırdığı aşikardır. gerçekten de durumu ele alış bakımından oldukça doyurucu ve ana fikri kucaklayan geniş bir perspektif ile tüm yanlarını başarılı bir biçimde ele alıyor ve oldukça da ikna edici..
ancak kendisi neden böyle bir mecrada yazmaya devam etmektedir, neden sanal alemden çıkıp gerçek bir platformda daha geniş kitlelere hitap etmeden yazmaktadır, bu da merak edilmekte...
onun bazı noktalarda kendisiyle çeliştiğini düşünüyorum. daha doğrusu çelişkiden ziyade aksettirdiği mevzulardan çıkan duygusal kişilik profili ile genel toplumsal yargılara aykırı ve ezber bozucu katı bir havayla yazdığı yazılardan çıkan sığ düşünceli insan profili... yazıları bir kitap haline getirilip sırayla okunduğunda bir bağdaştırılamama hali çıkacaktır ortaya.. ancak bazı şeyleri öylesine ya da eğlenmek için yazdığı da düşünülebilir bu noktada...
şunu da itiraf etmek isterim ki özellikle aşk ve sevgi hakkında yazdıkları gerçekten hayranlık uyandırıcı. ben aşkı hiç yaşamadım ama yazdıkları aşkı hissettirdi bana.. ***
bir çok yazısı üstünkörü bir şekilde okunulduğunda anlam yoğunluğu belirgin şekilde hissedilmeyebilir ama algı ve duyguların açık olduğu bir zihinsel zamanda okunulduğunda etkilenmemek mümkün değil.
bazı konudaki görüşleri ise bir çok insanı aştığı için yanlış anlaşılıyor yahut sindirilemiyor. düşünceleri ve misyonu bir gün daha değerli bir biçimde anlaşılacaktır.
şunu hissetmek mümkün ki, o çok iyi bir insan.
ve biliyorumki onun tanrısı iyilik ve onun tanrısı sevgi. *****