kader

entry690 galeri
    225.
  1. bazen insanın başına öyle şeyler getirir ki onu daha farklı isimlendirmek gerekir! bazen kaderden daha fazlasıdır çünkü..

    31 Aralık 2005, Cumartesi, bizim ev..

    neden bilmem yılbaşlarını oldum olası sevmemişimdir, o gün yine yılbaşıydı ve üzerimde garip bir huysuzluk vardı. evde yılbaşı kutlamaları için rutin hazırlıklar yapıyorlar. işte yiyeceği, içeceği vs.. ben iştirak etmediğim için pek ilgilenmiyorum, ara sıra neler oluyor diye mutfağa bakıyorum o kadar. yine en son cep telefonumu şarja bağlamak için mutfağa girdim ve bağladım, neden bilmem normalde o saatte kapatıyor olmama rağmen kapatmamıştım. aradan bir süre geçtikten sonra ev ahalisi kendi çaplarında yılbaşı kutlaması yaparken bir şeyler içmek için mutfağa girdim ki telefonumun ışığı yanıp yanıp sönüyordu, telefonu sessizde unuttuğumu anladım ve baktığımda 3-5 tane cevapsız arama gördüm. hepsi aynı numaradandı ve tanıdık değildi, hem kimmiş acaba diye meraklandım hem de belki önemli bir şeydir diye düşünerek geri aradım, yılbaşı tebriği içindir diye tahmin ediyordum. telefonu bir hanım kızımız açtı, bir süre konuştuk ve çok geçmeden anlaşıldı ki başka birisini arayacakken yanlışlıkla beni aramış, pardonlarla kusura bakmayınlarla telefonu kapattım. mutfağa zaten bir şeyler içmek için girdiğimden dolaptan bir şeyler alıp bardağa koyarken telefonuma bir mesaj geldi, kendi kendime işte samimiyetsiz yılbaşı tebrikleri bu sefer başladı derken gelen mesajın 2 dakika önce konuştuğum bayanın telefonundan geldiğini gördüm. mesajda "lütfen kusura bakmayın, çok özür dilerim, sizi gerçekten rahatsız etmek istememiştim." yazıyordu. lan bir yanlış numara için bu kadar mı üzülür insan, bu kadar mı özür diler diye düşündüm. sonra aldım elime telefonu ve cevap yazdım, "gerçekten mühim değil, bu kadar abartacak bir şey yok, rica ederim." dedim ve olayın kapandığını zannettim. bir türlü içemediğim şu meyve suyunu tam doldurmuş, kutusunu dolaba geri koymuş, bardağı kafama dikmek üzereydim ki tekrar telefonum çaldı, yine bir mesaj.. açtım okudum, şu şekildeydi; "tekrar özür dilerim, isterseniz tanışabiliriz, ben x". bu mesajdan sonra hanım kızımızın niyeti anlaşılmış oldu, şimdi eminim bu satırı okurken benim için salak, artislik yapıyor, sözlükten kız kaldırmak için kendini masum götermeye çalışıyor diye yorumlar yapanınız olacaktır ama ben bu mesaja gerçekten cevap yazmadım. şu platformda beni az çok tanıyan varsa zaten tahmin ediyordur, neyse.. mesaja cevap vermedim ve "artık yeter ulan!" diyerek sonunda meyve suyunu kafama dikebildim. odama doğru yönelirken telefonum çalmaya başladı, geri dönüp baktım yine aynı numaraydı, açtım. şu an hatırlayamadığım, pek de mühim olmayan bir şeyler konuştuk ve bir daha konuşmamak üzere telefonları kapattık.

    2 Ocak 2006, pazartesi, işyeri..

    arkadaşlarla beraber öğle yemeğini yemiş kahvelerimizi içiyorduk, sohbet muhabbet havalarda uçuşuyordu.. sohbetin konusu yılbaşı ve kutlamalarına gelmişti ki benim, içtiğim meyve suyundan başka anlatacak bir şeyim yoktu. sonra bu hanım kızımız aklıma geldi ve yüzeysel olarak onunla yaptığımız konuşmayı anlattım, bütün arkadaşlarımın "lan ne salak adamısın anasını satayım" nidaları arasında arkadaşlarımdan biri "sen versene şu numarayı bakayım bana" dedi. (evet maalesef böyle abazan arkadaşlarım da yok değil!) önce vermek istemedim ama kime ne zararı olacaktı ki! hanım kızımızın istediği zaten bu değil mi? belki adamı tanımıyor ama sanki beni tanıyor muydu? hayır! adam desen zaten dünden razı.. neyse, ben numarayı o arkadaşıma veriyorum ve kendisi uygun bir vakitte arayacağını söylüyor ve konuyu kapatıyorum.

    ertesi gün, işyeri..

    arkadaşımın kızı arayıp aramadığını merak ediyor ve soruyorum, o da aradığını ama ona ulaşamadığını söylüyor.
    detaylar ise şu şekildeymiş; arkadaşım aynı günün akşamı numarayı arıyor, hanım kızımız o saatte işyerinde ve lavabodaymış, masasında bulunan cep telefonu ısrarla çaldığı için hanım kızımızın yan masasında oturmakta olan çalışma arkadaşı telefona bakmış ve onunla konuşabilmişler..

    sonuç

    sonuç olarak bir süre sonra benim bu abazan arkadaşım ve hanım kızımızın yan masasındaki çalışma arkadaşı 2006 yılının yazında, benim nikah şahitliğimle evlendiler ve bugün itibariyle dünya tatlısı bir çocukları var. ilginç olan ise karısının arkadaşıma hiçbir zaman "o kızı neden aramıştın?" diye sormamış olmasıdır..

    şimdi bu kader midir yoksa başka bir şey midir bilmem ama işin özü şudur ki; ben bildiğiniz adam evlendirdim lan!

    hep mutlu olsunlar..
    0 ...