idam cezası devlet tarafından yahut o ülkede otorite kimin elindeyse o kişiler tarafından, adam öldürme, tecavüz etme gibi eylemlere yönelik olarak, suç işlediğine inanılan kişinin yaşama hakkının elinden alınması demektir.
idam cezasının tarihsel süreç içerisindeki kullanımına bakacak olursak, idam cezasının büyük bir çoğunlukla, devlete isyan, dönemin otoritesine başkaldırmak gibi eylemlere karşı uygulanan bir ceza türü olduğunu söyleyebiliriz. osmanlı imparatorluğunda devlet otoritesine başkaldıran bir kimse, çengellere geçirilmek suretiyle asılıp, ibreti alem için meydanlarda gösterilirdi. 1800 lü yıllarda hindistan ı sömüren büyük kırallık o yıllarda büyük krallığın zulmüne başkaldıran birçok hintliyi isyan ve direniş suçlarından ötürü kurşuna dizmiştir. idam cezsının bu tarihsel süreci bize göstermiştir ki, idam cezası çoğunlukla devlet otoritesinin sağlanmasına aracılık etmiş bir ceza türüdür. 1900 lerle birlikte demokrasi ve insan hakları kavramlarının, özellikle 2 tane dünya savaşı yaşandıktan sonra, tüm dünyada yaygınlaşmasıyla birlikte, devletler idam cezasını genel olarak ilk cümlede belirttiğimiz birtakım adi suçlar için kullanmaya devam etmişler, gelişen süreç içerisinde başta avrupa ve latin amerika olmak üzere idam cezalarını yürürlüklerinden çıkarmışlardır.
bugünün türkiyesinde idam cezası yasalardan çıkartılmıştır. ve fakat türkiyenin yakın tarihine baktığımızda, pek çok idam cezasının infazla sonuçlandığını görebiliriz. kendi başbakanını asan zihniyet, yıllar içerisinde çoğunlukla sol görüşe ait ama sağ görüşten de insanların bulunduğu pek çok siyasi suçluyu asarak idam etmiştir. bu arada güneydoğu bölgesinde yasal yollarla olmasa da, yine devletin kendi eliyle pek çok kürt vatandışını illegal yollarla öldürttüğünü de ekleyelim. yıllar içerisinde asılan bunca insanın türkiye demokrasisi adına şehit olduklarını düşünmek çok acı bir teselli olsa da, bugünün türkiyesi illegal yollardan devlet eliyle devlet gözünden siyasi suçlu ilan edilen insanları öldürmeye devam ediyor. yasal olarak bir hüküm olmamasına rağmen idam cezasının gelenkelerine uygun olarak, devletin kendince sakıncalı gördüklerini temizlemesi işlemi türkiyede devam etmektedir. idam cezası illa asmakla gerçekleşecek diye bir kaide olmadığı için devlet illegal yollardan idam cezasını infaz etmeye devam etmektedir.
yasal çerçevelerin dışına çıkmak pahasına, kendi otoritesini sağlamaya inanmış, bu uğurda deyim yerindeyse gözünü kan bürümüş bir devletten bahsediyoruz, bu devlet aşağı yukarı tüm dünyada aynı zihninyete sahip olduğu için, idam cezasının tüm dünyada yasaklanması şarttır, hele ki türkiyede idam cezası kesinlikle ve kesinlikle yasak kalmalıdır. zira devlet elinde böyle bir yasal dayanak olmamasına rağmen, dediğimiz gibi, kendince sakıncalı gördüklerini öldürmeye devam ediyor.
birtakım adi suçlar içinse, birden fazla kişiyi öldürmek, tecavüz, vb. idam cezasının bir çözüm üretmediği çok açıktır. bugün idam cezasının olmadığı avrupada suç oranı idam cezasını uygulayan abd ye oranla daha azdır. kaldı ki, devletin insanların yaşama haklarını ellerinden almak gibi bir gücü yoktur. pek çok sapıkca suç işleyenlerin, klinik tedavi altına alınması tek bilimsel çözüm yoludur. eğer kişiler psikolojik sorunları olmadan birtakım sapıkca eylemlere girişiyorsa, o zaman ağırlaştırılmış müebbet cezasının bu tip kişiler için ölümden daha ağır olduğunu görmemeiz lazım.
kendi kanaatim şudur ki; idam cezası hiçbir suç için kullanılamaz. çünkü devlet mağdur sıfatıyla ceza vermeye kalkarsa hukuk zedelenir. devletin görevi adaleti sağlamaktır, birtakım adi suçlulardan mağdurlar adına intikam almak değil. kısasa kısas bir ülkeyi kaosa sürükleyebileceği gibi, suç oranlarının azalmasına da yardımcı olmayacaktır. yukarıda belirttiğimiz gibi, devletin herhangi bir insanlık hakkı girişimini, kendi otoritesine başkaldırı olarak algılaması, bu tip sorunlu bir yapıya idam cezası uygulayabilme gücünün verilmesi, 7 yaşında bir çocuğun eline silah vermeye benzer. idam cezasından geriye dönüş olmadığı için, sonradan masumiyeti anlaşılan bir insanın hayatı elinden alındıktan sonra, geriye dönüşü imkansız sonuçlar doğurur.
idam cezası ne toplumsal düzeni getirir ne de hukuki bir dayanağı vardır, kesinlikle ve kesinlikle tüm dünyada yasaklanmalıdır.