defne joy foster

entry924 ↓ galeri
    742.
  1. * *
    rahmetliyi iyi bilirdik. allah günahlarını affetsin.

    ne kişiliğini, ne yaşam tarzını bilecek konumda değilim. hele yaşam tarzını eleştirmek de benim haddime değil. her insan kendi yaptıklarından mesuldur. özel yaşamı bizi ilgilendirmez. kocası razı olduktan sonra başka erkeklerle görüşmesi de beni ilgilendirmez. fakat insanların ikiyüzlülüğünü görüyoruz. sevmedikleri insanların ahlaksızlıklarını çarşaf çarşaf yazanlar nedense merhum hakkında hiç oralı değiller. hatta doğruyu söyleyeni dokuz köyden kovmaya kalkıyorlar. hiç beceremem. benim için her zaman doğruları söylemek önemli.

    yaşam tarzı beni ilgilendirmese de yaşam tarzı ne bizim adetlerimize ne de gavurların ahlakına sığar. bu yüzden birçok kişiyi ilgilendirir. anormallikleri normalleştirip kanıksar hale gelmek toplumsal yozlaşmaların önünü açar. benim için sorun değil. 1 milyon insan bana tersini söylese de yaşantısının ahlaksızca olduğunu söylemekten çekinmem. ama birçok insan sürüye bakıp yönünü şaşıracak kadar bilinçsiz. o nedenle doğrular söylenmeli...

    söyleyeceklerim bir ölüyü incitmez. o yüzden vicdanen rahatım. tanısaydım yüzüne de söylerdim. sevdiklerini üzecek diye de yalan söyleyemem. bazıların inatla anlamazdan geleceğinden dediklerimi veya diyeceklerimi neden söylediğimi tekrar söyleyeyim. kişisel olarak eleştirmiyorum. kimse yaşadıklarını, yaptıklarını savunmasa ve hak olarak görmeseydi, göstermeseydi sorun yoktu. "yaptıkları ahlaksızlık olabilir ama ölünün ardından konuşulmaz denseydi" mesele yoktu. fakat bir yaşam tarzı savunuluyor. yani defne joy foster değil ahlaksız bir yaşam tarzının savunusu yapılıyor. ahlaklı insanlara ise asosyal gibi kelimelerle saldırılıyor. o yüzden konu defne joy foster olmaktan çıkıyor. bir zihniyete dönüşüyor. bir ölüyü kalkan ederek bir zihniyeti savunursanız, karşıdaki insanı ölünün ardından konuşuyorsunuz diye suçlamaya hakkınız olmaz. ama ağzınızı büzecek halimiz yok. konuşun... asıl ölüyü kalkan yapanlar önce kendilerine baksın.

    neyse benim yazacaklarım bunlar değildi. ben ölüm sebebi ile ilgili yazacaktım. fakat vakit bulamadım. adli tıp raporundan önce , öldüğü gün kokainden öldüğüne emindim ve hala aynı kanıdayım. kanı kelimesinin anlamına bakabilirsiniz. adli tıp ise büyük bir skandala daha imza attı. istanbul adli tıp kurumuna güvenilmeyeceğini herkes bilir. bazı insanlar istanbul adli tıp kurumunu avucuna almış babalarının çiftliği gibi yönetiyorlar. üniversitelerden birinden alınan bir rapor olsaydı diecek sözüm yoktu ama burası istanbul adli tıp.

    sonuç olarak koah dediler. koah bir hastalık değildir, bir sonuçtur. dünya istatistiklerine ve bizim türkiye istatistiklerine bakarsanız ölüm istatistiklerimiz oldukça farklıdır. çünkü bizim adli tıp kurumları böyle saçma ölüm raporları düzenliyorlar. hastalığı değil, sonucunda olanı rapora yazıyorlar. ölüm sebebi olarak yaşlılık yazan manyaklar bile oluyor. bu konuda oldukça eleştiri almamıza rağmen koskoca istanbul adli tıp aynı manyaklığı gösteriyor. daha kibar kelime bulamadım. tıp bilmeyenlere basitçe anlatmak gerekirse biri bıçaklanmış ve büyük bir damarı parçalanmış, kan kaybederek ölmüş. ölüm raporuna anemi(kansızlık) sebebiyle öldü yazılmaz. büyük damarına aldığı travma sonucu kan kaybına bağlı ölüm diye yazılır. koah diyerek iki türlü sapkınlık gösteriliyor. koah bir hastalığın sonucunda gelişir. onu hiç belirtmeden koah ölüm sebebi sayılıyor. ikincisi ise koah öldürücü değildir. birilerini korumak, birşeyleri kapatmak için saçma rapor düzenlerseniz bizi , bizim milleti kandırmanız önemli olsa da tüm dünyada bizi rezil etmiş olursunuz. literatürde olmayan bir ölüm sebebi yaratıyorsunuz. adli tıp kurumları bu tip ölümlere ani ölüm sebepleri der. daha önce belirgin bir sorunu yokken aniden ölmek içinde koah diye birşey bulamazsınız.

    (bkz: ani öüm sebepleri)
    0 ...