bir filmden ancak bu kadar şey bekleyebilirsiniz hayata dair. azmin ve sabrın yanında bir de hayatta en sık unuttuğumuz şeylerden biri olan özgürlüğün bi insana ne ifade etmesi gerektiğini başından sonuna sürükleyici bir şekilde ve bunu insanın kafasına vura vura anlatıyor bu film. kesinlikle sıradan bi hapishane filmi değil, bir şaheser.
bence en güzel sahnesi "the marriage of figaro" nun çaldığı sahne:
"bugüne kadar o italyan kadının şarkısında ne söylediğini bilmiyorum gerçek şu ki bilmek de istemedim. bazı şeyler söylenmeden anlamlıdır. kelimelerle bile ifade edilemeyecek kadar güzel şeyler söylendiğini düşünmek istedim. bu yüzden yüreğinizin sızladığını hissedersiniz. o sesler çirkin gri bir yere kimsenin aklına bile getiremeyeceği kadar güzel şeyler getirmişti. sanki bizim karanlık yerimize cıvıl cıvıl bir kuş girip bütün o duvarları eritmişti. kısa bir an için de olsa showshank'teki herkes kendini özgür hissetmişti."