üniversite öğrencisiyken tanıştığımdır. "çorap söküğü nedir, murphy kimdir?" sorularına verilen cevaptır.
1. sabah 08:00'deki vize sınavına girmek için, 07:00'de evden çıkılır. yalnız yaşanılan evden çıkıldığı anda, anahtarların evde unutulduğu farkedilse de, öncelik sınavdadır ve kafaya takılmaz pek, gelince icabına bakılacaktır.
2. minibüse binildiğinde farkedilir ki montun altındaki kazak ters giyilmiştir; lakin kazağı kimsenin görme ihtimali olmadığından bu da pek önemsenmez. hemen iç ses dua eder: la havle vela kuvvete illa billahil aliyyil azim.
3. sınav kağıtları dağıtıldığında öğrenci kimliğinin de cüzdanda olmadığı farkedilir, "büyük ihtimalle diğer çantanın ön gözünde kaldı" diye düşünülüp hoca ile polemik yaşanır, "sorumsuz öğrenci" damgası vurulur, o moralle sınava girilir.
4. sınavdan çıkılır, minibüse binilir, fakat cüzdandaki tek bir yirmilik banknotun yerinde olmadığı görülür. (bahsettiğimiz sene 1998, yirmilik iyi paraydı) şöföre durum arz edilir, ertesi gün kendisine paranın verileceği söylendir ve "senin gibi her gün kaç tane beleşçi görüyoruz, salla" cevabı alınır. moral eksilerde sürünmektedir. işin kötü tarafı o an minibüste tanıdık hiç bir arkadaş yoktur, sınav sonrası binilen ilk minibüste bu nasıl mümkün olmuştur, anlamak mümkün değildir.
5. eve gelinir sanki içeriye girmek mümkünmüş gibi, merdivenden hızla inilir, hemen çilingir bulma işlemlerine girişilir. çilingir bulunur. kapı açılır. eve girilecekken, çilingire verecek paranız olmadığı anlaşılır, hemen kapının iç kısmında bulunan anahtar alınır, kapı kapatılır. çilingire "beş dakika bekleyin, hemen para çekip geliyorum" diyerek bankamatiğe koşulur, para çekilir. bu iş düzgün gittiği için şükredilir. apartman girişinde bekleyen çilingir sizi bir güzel kazıklar. ev kirasının 110 lira olduğu yılda, 40 lira çilingire verilir ve kaya çilingiroğlunun nasıl zengin olduğuna dair saçma düşünceler geçer zihinden.
6. eve girilir, yatağa kapanıp bir posta ağlama krizine girilir, ılık bir duş sinirleri yatıştır düşüncesiyle duşa girilir ve rapunzel saçlar şampuanlı iken şofbenin tüpü biter, o ayaz havada soğuk su ile çeşitli efektler ile duş alınır.
ve işin en komik kısmı eve girildiğinde kazağın hala ters olması, en trajik kısmı peş peşe gelen bu kadar tersliğe sizin bile inanamamanızdır.