o, bir çiçek kadar sessizdir. sözcükler tao'dan gelir; tao sözcükleri üretir, ama onları kullanmaz.' alice hârikalar diyannda adlı kitaptaki yargılama sahnesinde, beyaz tavşan konuyla oldukça ilgisiz görünen anlaşılmaz bir şey okur. kral, birdenbire hayret içinde bir zafer edasıyla bağırır: "olayın şu ana dek işittiğimiz en önemli bölümü bu." alice hemen bu düşüncenin tersini iddia eder ve şöyle der: "ben, bütün bu anlattıklarının içinde bir parça anlamın bile var olduğuna inanmıyorum." o zaman kral, "eğer söylediklerinde hiçbir anlam yoksa, bir anlam bulmaya çalışmamıza da gerek kalmayacağı için bu, dünyayı büyük bir sorundan kurtarır" der. aslında ben de taocular hakkında böyle bir yorumda bulunabilirdim. taocular, tao'nun var olduğu yolunda hiçbir iddiada bulunmadıkları için, bu onları, tao'nun varlığını kanıtlamak için çaba sarf ederken girecekleri büyük bir sıkıntıdan kurtarır. işte bu tam anlamıyla çin'e özgü bir şeydir!