beyoğlunda kominist bir kitabevinin sahibiyle aramızda şu diyalog geçmiştir.
sidas kitabevinden içeri girer, rastgele kitapları karıştırırken eline ernesto che guevara'yı anlatan bir kitap geçer ve incelemeye başlar ;
sonra uzaktan sakallı, elinde vodka şişesiyle amcamız yaklaşır;
- ne okuyorsun o'nu? şerefsizin teki o, kominizim adına ne karı götürdü bir bilsen, 6-7 tane de puro fabrikası varmış, t-shirt fabrikaları falan. parayı kırdı amk..
sidas dumura uğramıştır, hiç bir şey diyemez, demez.. içi parçalanmıştır ama sanki bir yakınına küfür ediyormuş gibi hisseder. ne de olsa o da bir candır. kitabı rafına koyar ve oradan uzaklaşır.
rıddım'a gider, bu olayın stresini american müziği dinleyip, american birası içerek dindirir.