bazı kelimeler vardır, onu kimin kullandığıyla doğru orantılı değer kazanır ya da yitirir. onu kullananın değeriyle değer kazanır, güzelleşir kelime. işte kürdistan öyle bir kelimedir. yıllarca devrimcilerin marşlarında coşku ve bilinçle dokuyarak büyüttüğü nadide bir kelimedir. öyle bir kelime ki dosta karşı bir merhametli kucak gibi, düşmana ise bir bıçak gibi.
öyle bir kelime ki turnusol kağıdı gibi, gerçek devrimciyi şıppadanak ortaya çıkarır. öyle bir kelime ki gülistan perwer'in bir şarkısında dediği gibi sömürgecilerin, yerli gericilerin ve uşakların uykularını kaçırır.
gel gör ki öyle de nazlı ve sahibine bağlıdır ki ona sinsice yaklaşan düşmanı püskürür hemen, hazmetmez asla. öyle bir kelime ki cumhurbaşkanının ağzında iğrenç, itici, pis bir küfüre dönüşür. tanınmaz hale gelir, soğutur kendinden. ve hemen koşar gelir sahibine.
öyle bir kelime ki halkımız varoldukça asla tükenmez anlamı. ona sahip olmak isteyen sinsi düşmanlara inat, onları da onların ağa babalarını da kudurtur. öyle bir kelime ki gözyaşı gibi sıcak, bıçak gibi keskin, düşlerimiz kadar gerçektir. yani uzun lafın kısası, azdır böyle kelime...