Kürtleri sevmemek bir cumhuriyet ideolojisidir. Düşünün ki bir ülkede ''ne mutlu türküm diyene'' sözü her sabah safi sübyanın kulaklarına zerk ediliyor. ülkede kürtler sayıları hiç azımsanmayacak kadar olmasına rağmen yok sayılıyor. Sonrada utanmadan biz türk kelimesini türkiye vatandaşı olarak kabul ediyoruz deniliyor. Yani her türkiye vatandaşı türk olmakla mükelleftir. türk olmak zorundadır. bu sebeptende ayrılıklar baş gösteriyor. adam ben ''türk değilim ki'' dediği an kırılma yaşanıyor. ekranın öteki tarafından bu yazıları okuyan kişide içinden ''beğenmeyen siktirsin gitsin'' diyor. al sana nur topu gibi ''kürtleri sevmem''.
sanıldığının aksine kürtleri sevmemek kişisel bir tercih değildir. bir devlet ideolojisi yıkım kararının projenin mimarları tarafından verilmesidir. kürtleri sevmemek adından da anlaşılabileceği gibi amerikan senaryosunun atatürk yönetmenliğinde vizyona girmesidir. dünyadaki müslüman birliğini bozmanın en elzem doktrini, en ciddi kıstasıdır.
avrupa ve abd nin bu film vizyona girmeden evvel bastırdığı ana başlıklar:
- halifeliğin kaldırılması
- harf inkilabı
- arapların türklere, kürtlerin araplara ve türklerin kürtlere düşmanlaştırılması
- saltanatın kaldırılması
- türkiye petrollerinin asla ve kat'a çıkarılmaması
yıl 1 Kasım 1928... bu başlıkların hepsi teker teker yerine getirilmiştir hem de hani bir deyimimiz var ya ''Paşa paşa''...