dumurdan dumura sevk eden olaylardır. güzide bir örneği ise şöyledir;
terbiyesiz masal kahramani insanı lise 1. sınftadır ve ilk aşkıyla okuldan kaçarak gezmektedir... aşk daha yeni filizlendiğinden ve bu yeniliğin beraberinde getirdiği mahcubiyetten ötürü hatun kişinin eli o gün ilk kez tutulabilmiş; bunun yanı sıra, küçük bir yerleşim yeri olduğu, herkesin birbirini tanıdığı ve her an biriyle karşılaşılabileceği gerçeği unutulduğu gibi, el de hatun kişinin elinde unutulmuştur. tam bu esnada tmk kişisi caddenin karşısından kendilerine doğru babasının gelmekte olduğunu fark eder. bir anlık şaşkınlıkla babasıyla göz göze gelir ve kızın elini bırakır. selam versem mi vermesem mi? babam selam vericek mi? ayıp olur mu? gibi soru işaretlerinden oluşan bulut, babanın terbiyesiz masal kahramanı'na doğru yönelerek "tmk naber?" demesiyle dağılır. bir anlık şaşkınlıkla "iyilik" şeklinde verilen cevabın akabinde, hatun kişiye hiç bir açıklama yapmaya fırsat vermeden, baba kişi golünü atar ve gol sevincini evde yaşamak üzere oradan uzaklaşır...
baba: ya çok sevindik baban hapisten çıkmış. büyük geçmiş olsun. selam söyle çok hadi görüşürüz...
tmk: !? error.
hatun kişi: (bu yüz ifadesini açıklayabilecek bir kelimedir, efendime söyliyeyim bir smiley'dir gerçekten yok)
ah baba ah... 3 gün boyunca "babamın şakasıydı o" diye kıza anlatana kadar canım çıkmıştı... bi de evde gol sevinci yaşadın acımadan... sadri alışık'tan alıntı yaparak...