ey hayat

entry172 galeri
    110.
  1. Uyandım; üstümde geceden kalma tutarlı sarhoşluklar, her kutlamada kendini tekrar eden ezberlenmiş yüz ifadeleri, bir de yabancı gözler üzerinden tanımladığım kendiliğim var tabii... Öyle bir uyandım ki... Üstümde 2010 uyuyordu; ölü toprağı gibi ağırlık yapıyordu. Makyajımı silmeden, üstümü değiştirmeden sızıp kalmıştım bir köşede. Köşeler bana, artık tekrarlanmaktan yorulmuş umutlarımı hatırlatıyordu. Sokağa çıktığımda, yeniliğin sayfasını aralayacak bir ayraçtım. Gökyüzüne baktım; yeni yıl bizi kar yerine güneşle karşılıyordu. Neye yormalıydım bu durumu? Yeni yıl sabahı yağan kar,önümüzde açılan el değmemiş günlüklerin beyazlığı değil miydi? Yani bu yıl, bizi bekleyen herhangi bir yenilik yok muydu? Güneşi hayra yormalı diye düşündüm. Belki eskinin sıcağında ılınacağız bu yıl, kendimizi aşinalık yarattığımız hikayelerde yeni bir karakter yaratmaya zorlayacağız. Diye umdum. Belki de... Dünden bu yana ömrümden eksilen bir gün mü yoksa koca bir yıl mı anlayamazken, eskiyen bir şey olmadığını, hayatın beni beklemekten hiç yorulmadığını fark ettim. ihtiyaç zamanlarında birbirimize güç veren yegane şeylerdik bunca zamandır. Hayat, beni kendine katmaya o kadar meraklıydı ki, yaşama karşı verdiğim o hezeyanlı direnişten vazgeçtim. içindeyim ey hayat! Uyandım!
    0 ...