ulu roman

entry4500 galeri
    276.
  1. hayır dedi.
    saat gece yarısını vurmuş, küçük kardeş uyumuştu. sertap derin düşüncelere dalmıştı yine. ve sonra olduğu yerde sızıp kalmıştı.
    sabahın köründe, horozun sesini duymasıyla irkilmesi bir oldu. kalktı, lanet horoz diye söylendi. seni kesip suyuna pilav pişirmeli diye aklından geçirdi. sonra anlamsızca kendine güldü. horoz falan yoktu ortada. o ses yeni aldığı telefonun alarm sesiydi.
    çayı koydu kardeşini uyandırdı. birlikte kahvaltı yaptılar. önce kardeşini okula bıraktı. sonra iş aramaya koyuldu.
    hayat ne zordu. sanki dünyanın yükü omuzlarındaydı. 5 aylıkken doğmuştu, mücadelesi daha o zaman başlamıştı güzeller güzeli sertabın. öyle ki onu koymaya küvöz bile bulamamışlardı. hemşire onu yeni aldığı polar kaşkolunun içine sarmış, damlalıkla beslemiş hayata tutunmasına yardımcı olmuştu. emeği çoktu üzerinde.
    sertap sarı saçlı, beyaz tenli, zümrüt yeşili gözlere sahip güzel bir kızdı. çok da zekiydi. daha kundaktayken konuşmuş, 4 aylıkken yürümüş, 5 aylıkken koşmaya başlamıştı. 3 yaşında okumayı sökmüş, o yıllarda "einstein'nın çözülmesi imkansız sorusunu" çözmüştü. yaşıtları daha ilkokulu bitirirken o ilköğretim ve liseyi sınıf atlaya atlaya bitirmişti. * * 2 yıl boyunca üniversiteye hazırlandı. * sınava girdi. 1. olmuştu. yaşadığı zorluklardan bi' nebze uzaklaşmak adına "benim meskenim dağlardır dağlar, hemide dağ havası bana iyi gelir" deyip tercihini uludağ üniversitesinden yana kullandı.
    o artık 15 yaşında bir üniversiteliydi artık. 4 senede iktisat, işletme, ekonomi artık ne bulduysa okudu. ve mezun oldu.
    tüm bunlar adeta film şeridi gibi gözünün önünden geçti. istemsizce durdu ve etrafına bakındı. kafasını kaldırdığında uludağ holdingin kapısı önündeydi. bir güç onu içeri çekiyordu. ayaklarına uydu ve içeri girdi. tesadüf bu ya şirket ceo'su moonlight sonata ile karşılaştı. ayak üstü konuştular. moonlight sonata iyi bir idareciydi ve sertap'tan etkilenmişti. hemen onu işe aldı. sertap çok mutluydu. umutları yeşermişti yeniden. ama bir çift göz onu izliyordu. bu gözler holding sahibi babacan zall beyin hayta oğlu salçadan başkası değildi...
    2 ...