her yolun sonu bir yere mutlaka varırdı. ya mutluluğa, ya mutsuzluğa. ama kimse yola çıkarken nereye varacağını bilemezdi. insana bu yolda yürüme mecalini veren ise bir parça yürekte yeşermiş umuttu. serap, yüreğinde yeşeren bir parça umuduna sırtını dayadı.