60 kuşağı, 80 kuşağı derler ya.. eskiden kuşak farkı o denli fazla değildi aslında.
oysa bu durum 88 ve 89'da dünyaya gelenler öncesi ve sonrasında bir çok farklılıklar var.
87'lilerle son derece iyi anlaşabilirken, 90 ve sonrası doğumlu arkadaşlarla bir çok konuda fikir ayrılıklarına düşebiliyoruz.
bu kuşak, amerikan emperyalizmini en güzel biçimde görmüş, ırak'ın işgalini de net hatırlar ve bilir.
tansu çiller zamanında %200 faiz sebebiyle babasının cebinde tonla para olduğunu da bilir, 2002 krizinde yerle bir olmuş ekonomiyi de bilir..
zenginliği de görmüş, fakirliğin dibini de hissetmiştir, ailesinde olmasa bile çevresinde bu durumun farkına varmıştır.
sertap erener'in eurovision 1.liğini de hatırlar, galatasarayın uefa kupasını almasını da..
basketbolun da bu ülkeye bu kuşak tarafından taşınıldığına inanmak yanlış olmaz.
öss sistemlerinin gittikçe mal bir hal alması da yine bu kuşağa denk gelmiştir.
60 ve 80 kuşağında yetişen baba veya aile bireylerinin toplumda etkilendikleri düşünce bakımından bizlere empoze ettikleri ile büyüdük her birimiz.
solcu bir babadan atatürk'ü sevmeyi,
sağcı bir babadan memleketi sevmeyi,
muhafazakar bir babadan da allahı sevmeyi öğrendik,
ancak 3 sevgiyi de birden aşılayamadılar bizlere. hep bir tarafımız eksikti.
bir üst jenerasyonla çok keskin bir çizgiyle ayrılıyoruz aslında.
ağır bir rap havası yoktur bizlerde, ya da melankolik davranışlar, adını bilmediğimiz şeyleri sevme alışkanlığı filan.
iyidir nihayetinde bu kuşak.
kendimi de katarak bu kuşağa, gelecekte de bu ülkeye bir çok şey katacak şekilde yetişen ender kuşaklardan birisidir.
nasıl ki sözlükte, nesil farkı belli oluyor, aslında 88-89 kuşağını kendimi de düşünerek, 5. nesille bir tutuyorum aslında. sözlüğe bir çok manada can katan nesildi, ancak yeni jenerasyonun saçma, sapan başlıklarından sonra kabuğuna çekilmesi, bizim kuşağımızın dinginliğini de anlatıyor aslında.