"futbol şiddettir, futbol holiganlıktır, futbol adam bıçaklamaktır."
malesef futbolun namına yakıştırılan bu beter slogan sadece kulaklarımız tırmalamakta kalmayıp, aynı zamanda ömrümüzüde törpülemeye başlamıştır. kendini sosyal hayatta futbol şiddetkarı ve holiganvari tavırlarından başkaca bir kisveye sokamayan sözde taraftarlar tarafından.
sadece futbol izlemeye ve takımını desteklemeye giden insanların can güvenliğini tehlikeye sokmak mıdır taraftarlık? bu nasıl bir sevgi anlayışıdır? bir takıma gönül vermek diğer takım gönüldaşlarının kafasına bira şişesi fırlatmak ve satırla kovalamak mıdır? maç öncesi yapılan kıştırtıcı beyanatlarda bulunmak, gönül borcu mudur? bu borcun ifası için, alınan bunca can yetmemiş midir hala?
kin ve nefrete bulanan çimlerin rengi artık kırmızıya çalmaktadır. çimler üstünde alınan galibiyetleri sadece öç alma vesilesi... mağlubiyet sonrası hüzünlerse kendini bileme ve kin besleme aracı haline gelmiştir. köklü takımların bilinçli taraftarlarını bile içine çeken bu şiddet ortamı, futbolun bir savaş oyunu olduğunu hissettirmeye başlamıştır. artık gidilen tüm deplasmanlar fethetmek için çıkılan sefer anlamı taşımaktadır. "orduların" ilkel silahları; satır, döner bıçağı, mınçıka, ekmek bıçağı ve benzeşleri... insanın kanını dondurmaktadır.
artık kana bulanmış ellerinizi ve savaş nağralarınızı çekin sahalardan... hatta sözleşip meydan muharebesi yapın ve kana bulayın sadece sizin olduğunuz meydanı... kan akıtmanın zevkine futbolu alet etmeden...