ben bir karpuzkabugudur tutturmuşum
oh ne iyi
karpuzkabuklu içkiler içip sarhoş oluyorum,
ne güzel...
hoşuma gitmiyorsa rengi denizlerin
biraz karpuzkabugu sürüyorum güzelleşiyor.
saatim her zaman karpuzkabuguna beş var
ya da karpuzkabugunu beş geçiyor
ne yana baksam gördüğüm o,
gözümü yumsam aklımdan karpuzkabugu geçiyor.
bana sorarsanız mevsimlerden karpuzkabugundayız
günlerden karpuzkabuguertesi...
odur gün gün beni yaşatan
onun kokusu sinmiştir sokaklara,
onun gözleridir şafakta gördüğüm,
akşam kızıllığında onun dudakları.
başka adamı övmeyin yanımda, gücenirim.
karpuzkabugunu övecekseniz ne ala, oturabilirsiniz,
bir kadeh de sizinle içeriz karpuzkabuklu.
ama yağma yok! karpuzkabugumu size bırakmam,
alın bir kat elbisemi size vereyim,
cebimde bir on kuruş var, onu da alın.
ben karpuzkabugunu düşünürüm üşümem
üç kere adını tekrarlarım karnım doyar,
parasızlık da birşey mi
ölüm bile kötü değil karpuzkabugusuzluk kadar.
ona uğramayan gemiler batsın,
ondan geçmeyen trenler devrilsin,
onu sevmeyen yürek taş kesilsin.
iki kere iki dört, elde var karpuzkabugu.
bundan böyle dünyada aşkın adı karpuzkabugu olsun, karpuzkabugu....