6 sene önce ilk geldiğimde ben burada yaşayamam dediğim, başkent olmayı hak etmediğini düşündüğüm,hiç gezilecek mekanı yok diye yakındığım, kıldan-tüyden-yünden sebeplerle kafam bozulunca büyük şehir belediye başkanına sataştığım (sataşmak ne kelime :D ), fakat garip bir şekilde alıştığım ve de sevdiğim -belki de kanıksadığım bilmiyorum-;tiyatroları,senfoni orkestraları, trt stüdyolarıyla insana cumhuriyetin ilk memuru olduğunu zannettiren, garip bir şekilde garip ötesi bir yere doğru giden (ilk geldiğimde ışıl ışıl olan Karum'u şimdi semt pazarına çeviren her 100 metredeki AVM'leriyle) mazoşizmin doruk noktası şehir. yine de hayatımın sonuna kadar yaşamak isteyeceğim yerdir kendisi.